• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • https://www.facebook.com/istanbulmatematikkafe/
  • https://twitter.com/MatematikKafe

www.matematikkafe.com

MATEMATİK

matematikkafe.com

MATEMATiK matematikkafe.com

Yazan: Eylem GÖKÇE

Pek çok kişiden matematikle ilgili kötü şeyler duyarız, kimilerine göre bir kabustur, kimilerine göre baş belası bir ders. Kimi insanlarda tam tersine matematikle ilgili çok iyi şeyler düşünmekte ve onu sevmektedirler. Peki bu iki farklı bakış açısı nasıl ortaya çıkmaktadır?

İnsan; kendi varlığını, yaşadığı dünyayı, birlikte yaşadığı varlıkları, dünyanın içinde bulunduğu evreni keşfetme ve bütün bu unsurların birbiriyle ilişkisini belirleme ve dünyada üstleneceği insanlık vazifesini yerine getirme noktasında kendi değerlerini sağlıklı bir şekilde belirleme ve uygulama güdüsüyle yaratılmıştır.

İnsanın dünyaya insanca eklemlenmesi ve insanlığın devam ettirilmesi noktasında üstleneceği görevi daha iyi anlaması ve uygulaması noktasında matematik insanlığa yol gösteren, onun ufkunu açan ve gelişimini sürdürmesi noktasında yardım eden bir ilim dalıdır. Dünyada her şey bir bütünün anlamlı parçalarıdır.

Gezegenimizde canlı cansız pek çok varlık bir arada yaşamakta ve birbirleriyle sürekli
bir etkileşim halinde bulunmaktadırlar. İnsanların doğayla, hayvanlarla, birbirleriyle, evrenle, mikroorganizmalarla ve yeraltı ve yerüstü kaynaklarıyla sürekli bir ilişkileri ve etkileşimleri bulunmaktadır. İnsana, hayvanlara, bitkilere, mikroorganizmalara, değerlere, iyiliklere, kötülüklere ve dahi pek çok şeye ev sahipliği yapan ve misafirleri arasında bu denli yoğun etkileşimin bulunduğu dünyamızda çatışmaların ve sorunların yaşanmaması elbette kaçınılmazdır. Yaşanacak sorunlar ve çatışmalar elbette bütün bu sistemin yıkılmasına ve yok olmasına sebep olamaz. Çünkü bu sistemi ayakta tutabilmesi için insanoğluna matematik ilmi öğretilmiştir. Matematik, olaylar arasında sebep sonuç ilişkisi kurmamızı, analitik düşünmemizi, sonuç odaklı olabilmemizi, aktif sabır göstermemizi, sürekli pozitif ve çözüm odaklı olmamızı, hakkıyla mücadele edilince her sorunun bir çözümü olduğunu anlamamıza yardımcı olmaktadır.

İnsan akıl sahibi olarak yaratılmış, yeryüzünü imar ile görevli kılınmış ve bunu yapabilmesi içinde emrine pek çok nimetler verilmiş bir varlıktır. Bütün bu vazifelerini aklını kullanarak yerine getirmek zorunda olan insanoğluna ihtiyaç duyacağı bilim dalları da öğretilmiştir. Bütün bilim dalları birbirleriyle etkileşim halindedirler ve hepsi anlamlı bir bütünün parçalarıdır. Fizik ile iktisat, jeoloji ile tarih, kimya ile edebiyat ve ismini zikredemediğim bütün bilim dalları sürekli bir bütünlük ve uyum halindedirler.

İnsanoğlu çok yönlü düşünmek ve çok yönlü faaliyette bulunmak zorunda olan bir varlıktır. Çünkü yaradılış gereği pek çok niteliğe ve üretim becerisine sahiptir. İnsan ilgi ve merak ile dünyayı daha yaşanılır, zorlukları ile daha baş edilebilir bir hale getirebilir. Bunu yapmak içinde sol beynini kullanır. Matematik becerimiz sol beynimiz tarafından yönetilmektedir. Bu becerinin eğitim sistemimizdeki halinden çıkartılıp hayata karışması için mücadele edilmelidir. Zira matematik becerisi sadece matematik sorularını çözmekten ibaret tutulmamalı ve matematik becerisinin geliştirilmesi için öğrencilere sosyal olaylara, sorunlara ve insanlığın daha insana yakışır bir hayat sürmesi noktasında görüş ve önerileri alınmalıdır. Böylece hayata atıldıklarında daha sabırlı, daha çözüm odaklı ve olumlu insanlar var olacaktır hayatta.

Matematiğin üzerinde düşünmemize yardım ettiği başka bir noktada dünyanın içinde bulunduğu galaksideki konumu ve parçası olduğu anlamlı bütünün diğer unsurlarıyla olan ilişkisidir.

Dünya, evrende
sayıları henüz tam olarak bilinmeyen galaksilerden biri olan Samanyolu galaksisinin içinde yer alan bir gezegendir. Samanyolu galaksisi içinde 100 milyar yıldızın olduğu tespit edilmiştir. Samanyolu, Güneş isimli bir Yıldız tarafından ısıtılmakta ve aydınlatılmaktadır. Güneşin ısısı ise içinde yoğun olarak bulunan helyum ve hidrojen elementleri ile sağlanmaktadır. Galaksimizde gezegenlerin sıralanışı sırasıyla Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Saturn, Uranus ve Neptün şeklindedir. Bu gezegenlerin Güneşe olan uzaklıkları ışık hızı ile şu şekildedir:

Merkür 58 Milyon Km
Venüs 108 Milyon Km
Dünya 150 Milyon Km
Jüpiter 778 Milyon Km
Satürn 1 Milyar 426 Milyon Km
Uranüs 2 Milyar 872 Milyon Km
Neptün 4 Milyar 503 Milyon Km

Gezegenlerin galaksi içindeki bu dağılımları ve kendi yörüngelerinin dışına hiç çıkmamaları kendi başına bir araştırma ve ilgi alanı teşkil etmektedir. Bütün gezegenlerin kendilerine ait ağırlıkları, yörüngeleri, uyduları, varlık sebepleri ve en önemlisi ait oldukları sistemde bir görevleri ve diğer gezegenler ile etkileşimleri bulunmaktadır.

Saman yolundaki gezegenlerin varlığı, kendi aralarındaki ve kendi içlerindeki uyumlu çalışmaları ve vazifelerini kusursuz bir şekilde yerine getirişlerini matematik bilimi ile daha net anlamaktayız.

Matematik ile gezegenlerin birbirlerine ve güneşe olan uzaklıklarını, kendi eksenleri etrafında dönüş sürelerini, ağırlıklarını, yoğunluklarını hesaplayabilmekteyiz. Bu bilgiler bize bu koca gezegenlerin galakside kendi başlarına kendiliğinden var olamayacaklarını, kendi başlarına varlıklarını devam ettiremeyeceklerini ve aralarındaki uyumun bozulması sonucu ne tür felaketlerin yaşanabileceğini öğrenmemize yardım etmektedir. Bütün bu varlıkları ve onlara dair değerleri, görevleri ve özellikleri, kusursuz bir şekilde bütün ilimleri bilen bir yaratıcının yaratmış olduğu gerçeğini görebilmektedir insan.

Dünyamıza dönecek olursak, dünyada insan, hayvan, bitki, mikroorganizma, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının hepsinin sayısı bellidir, hiçbir şey gereğinden fazla ya da eksik yaratılmamıştır her şey bir ölçü dahilinde yaratılmıştır ve dünyadaki bütün unsurlar varlıklarını bu şekilde devam ettirmektedirler.

Zuhruf Suresi ayet 11’de : ‘ O, gökten bir ölçüye göre yağmur indirendir, Biz onunla ölü araziyi canlandırdık, işte siz de böyle diriltileceksiniz’. Buyrulmaktadır. Dünyaya, içinde barındırdığı bütün canlı ve cansız varlıklara ve içinde yer aldığı galaksiye dair her şey çok ince bir hesaplama ile ayarlanmıştır ve yaşam var oldukça bu gerçek sürüp gidecektir. Matematik bizlere her şeyin ölçülü ve hesaplı bir şekilde yarılması gerektiğini göstermektedir.

Zira hesapsızca ve ölçüsüzce yapılan her iş, üretim, çalışma beraberinde çatışmaları ve felaketleri getirecektir. Yukarıda değindiğimiz gibi
gezegenlerin birbirleriyle olan uyumları tek bir yaratıcının varlığını göstermektedir. Zira bir den fazla yaratıcının var olması bilgi ve faaliyet noktasında çatışmalara ve bozulmalara neden olacaktı.

Sadece tek bir yaratıcı her şeyi kendi ilmi ile olması gerektiği gibi şekillendirebilir ve varlığını devam ettirebilir.

Matematiğin hayatımızdaki yerine dönecek olursak, matematik insanlığın ortak servetidir ve matematik alanında gerçekleştirilen buluşlar kuşaktan kuşağa aktarılır, matematiğin sunmuş olduğu bilgiler evrenseldir, matematik aktif sabır gösterme, anın farkında olma, bilinçli yaşama, sorun çözme becerisini yükseltme, her işi ölçülü ve hesaplı yapma, insan ömrünün daha kaliteli yaşanması noktalarında ve dahi pek çok noktada insanlığa hizmet eden bir ilim dalıdır. Hayatın her safhasında her an iç içe olduğumuz bu ilim dalını çokça sevebilmeyi ve hayatında kullanabilmeyi dilerim bütün insanlığa.

Sevgilerimle,
Eylem GÖKÇE

Yorumlar - Yorum Yaz