Matematik Kafe Eğitim İmecesi

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/annebabaokulu
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
FOLLOW MATHKAFE
ÜYELİK GİRİŞİ
MATEMATİK DÜNYASI
EĞLENCELİ MATEMATİK
SİTE HARİTASI
ZİYARET BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi13
Bugün Toplam1594
Toplam Ziyaret1178241

YDS İNGİLİZCE SINAV TAKTİKLERİ

04/04/2021

YDS taktikleri

matematikkafe.com

YDS TAVSİYELERİ

- Tense sorularında eğer hiç bir fikriniz yoksa, sınavlarda bilimsel ifadelerin çok kullanıldığını göz önüne alarak olabildiğince "present zamanlara" yönelin.
- Cümle ortasından virgül ile ayrılan kısımdan sonra gelen boşluk genel olarak "kısaltmadır" ve genel olarak Ving kullanılır.
- Paragraf tamamlama sorularında boşluktan sonraki kısmın çevirisini yapıp, önceki cümle ne olabilir diye analiz ederek çözerseniz tüm paragrafı çevirmek zorunda kalmazsınız. Arada bağlaç var ise boşluktan bir önceki cümleyi de okumanız gerekebilir.
- Paragraf sorularında ilk cümle önemlidir çünkü sonraki cümleler ona bağlı olarak gelişir. İlk cümleyi anlamadım deyip bırakmayın sonraki cümlelerden ne olduğunu anlamaya çalışın.

YDS ÇALIŞMA PLANI
Kaynak: bademci.com

Sorun 1. Kimi adaylar daha önce başarılı olmuş arkadaşlarının çalışma yöntemini inceden inceye sorgular; ancak, daha önce başarısız olmuş arkadaşlarının, neden başarısız olduğu ile pek ilgilenmezler.

Çözüm 1. Çoktan seçmeli sınavlarda, yanlışlar elenerek doğruya varılır. YDS’de, adayları başarısızlığa götüren nedenleri anlamaya çalışınız…

Sorun 2. Kendileri için uygun olup olmadığını yeterince araştırmadan, kimi adaylar başkalarına başarı getirmiş bir çalışma sistemini olduğu gibi benimser. İş uygulamaya geldiğinde, bu sistemin pek de kolay oturmayacağı anlaşılır.

Çözüm 2. Başarısı kanıtlanmış bir yöntemi siz de uygulamak isteyebilirsiniz. Ama yöntem sizin öğrenme anlayışınıza ters gelebilir.

a. Örneğin, başarılı yöntemin sahibi olan kişi karşısına çıkan dilbilgisi kurallarını bir dogma olarak algılayıp kolaylıkla ezberleyebilirken, siz büyük sıkıntılar yaşayabilir ve kararlılıkla masa başına oturmanıza rağmen, nedenini anlamadığınız basit bir kurala takılıp kalabilirsiniz.

b. Ya da, başarılı bir adayın kelimesi kelimesine çalıştığı, her bir alıştırmasını sabırla, belki de defalarca çözdüğü bir gramer kitabında, siz, açıklamaları okumakla yetinir ve alıştırmalara el sürmeyebilirsiniz.

Çalışma yönteminizi, kişisel özelliklerinizi dikkate alarak belirlemelisiniz. Bundan ötürü başarınızın gecikmesi söz konusu olacaksa, bunu doğal saymalı ve göze almalısınız. Aksi takdirde, sürekli yöntem değiştirir ve bir gün, artık hiçbir yönteme inanmamaya başlarsınız.

Sorun 3. Kimi adaylar, kendilerine, ulaşamayacakları daha baştan belli olan hedefler koyarlar: Hedef kendilerinden uzaklaştıkça, bu adaylar da disiplinden kopar ve ‘İş nasıl olsa bir başka bahara kaldığına göre, çalışmayı hepten bırakırlar. Bu nedenle, her yeni dönemde, bilgilerini ‘sil baştan’ tekrar etmek zorunda kalırlar.

Çözüm 3. Önce sakin olunuz ve hedefinizi parçalara ayırınız. Daha sonra, uygulayabileceğiniz, gerçekçi bir çalışma planı hazırlayınız ve bu planın‘efendisi’ değil, ‘kölesi’ olunuz. Önünüzdeki her bir hafta için kolay ulaşılabilir (örneğin, günde yarım saatten haftada toplam 3.5 saatlik) bir hedef belirleyiniz. İlk haftanın sonunda, neler çalışabildiğinizi alt alta yazınız (örneğin, belli bir gramer kitabından alıştırmalarıyla birlikte 5 sayfa, 30 kelime ezberi, 20 YDS tipi soru). Bir haftalık hedefiniz aşağı yukarı belirlenmiştir. İkinci hafta için asgari hedefiniz bu listedeki işlerin başarılması olacaktır. Fazlasını yapabilirseniz, ‘Allah bereket versin.’ der, torbanıza atarsınız. Ama koşullar ne olursa olsun, asgari hedefi mutlaka tutturmalısınız.

Bu yöntemin başarılı olmasını istiyorsanız,

a. Bu listede yazılı maddeleri okuduktan sonra, en geç 3 gün içinde uygulamaya geçiniz. Elinizdeki kaynaklar eksik olabilir. Dert etmeyiniz. O eksikler zamanla kapanır.

b. Sebebi ne olursa olsun, programa iki günden daha fazla ara vermeyiniz. Eksik kalan çalışma saatlerini bir sonraki güne ekleyiniz. Borcunuzu hemen ödeyiniz; birikmesine asla izin vermeyiniz.

c. Çalışmaya hangi gün, hangi saat başlamaya karar verdiyseniz, o gün ve saatte masa başında olunuz. Planladığınız çalışmayı daha önce yapabilirsiniz. Ertelemeye ise, hayati bir durum ortaya çıkmadıkça, hakkınız yoktur. (Merak etmeyiniz ya da boşuna sevinmeyiniz; hayati bir durum genellikle ortaya çıkmaz.)

d. Çalışmak için hiçbir istek duymasanız, hatta ‘kör olasıca’ İngilizce kitaplarını önünüzde görüp mideniz bulansa dahi, masadan kalkmayınız. Yarım saat dediğiniz nedir ki; çabucak geçiverir.

e. Süre dolup masadan kalktığınızda, doğru düzgün hiçbir şey çalışamamış olabilirsiniz. Ancak, işin önemli bir ayağını başarmış olursunuz: Artık bu sınav için, belli bir disiplin dahilinde süre ayırabilen bir adaysınız.

f. Asgari çalışma sürelerinizi, uygulayabileceğinizden emin olmadıkçaarttırmayınız.

g. Asgari çalışma süresini ikiye-üçe katladığınız gün ya da haftalar olacaktır. Ancak, bu yolla kazandığınız yedek akçeleri, bir sonraki gün ya da haftanın asgari çalışma süresine asla saymayınız. Gündelik çalışma disiplininizi asla bozmayınız.

h. Yaptığınız çalışmayı sınavı başarmak için yeterli görmeyebilirsiniz. Sınavın kapsadığı geniş alanı düşününce, bu konuda haklı da olabilirsiniz. Ama unutmayınız ki, vazgeçerseniz bir sonraki döneme elinizde hiçbir birikim olmadan başlarsınız. Devam ederseniz, elinizde eksik bir birikim olur. Siz de sadece eksik olan kısımdan sorumlu olursunuz. Unutmayınız; ‘A little is betterth annothing.’

Sorun 4. Birçok aday sınırlarını gramer, kelime, okuma-anlama ve deneme sınavlarının belirleyeceği bir eksen oluşturmak yerine, düz bir çizgide ilerlemeyi tercih eder (sadece gramer çalışmak, sadece deneme sınavlarıçözmek gibi). Bu adaylar azımsanmayacak bir bilgi birikimi edinir ama bütünü oluşturamazlar. Örneğin; başarısız geçen bir sınavdan sonra, eksiklerinin sadece metin inceleme bölümü olduğunu fark ederler; birbaşka sınavdan sonra ise, aslında sorunun kelime eksikliğinden kaynaklandığına karar verirler.

Çözüm 4. Her sınav döneminde bir konuya ağırlık vererek YDS’yi başarmak biraz ham bir hayaldir. Lisan nankördür ve öğrenilenler -hele hele günlük yaşamda kullanılmıyorsa- çabuk unutulur. Bu nedenle, çalışmalarınızı çok yönlü hale getiriniz. Tek bir konuda kendinizi geliştirmek için gereksiz zamanlar harcamayınız:

a. Örneğin, toplam 5 aylık bir çalışma süresinin 1 ayını, bilgi dağarcığınızda tam olarak oturmadığını düşünerek tense bahsine ayırmayınız. Kendinize şu soruları sorunuz: 1- YDS’de bugüne kadar başarılı olmuş kaç adayın tense konusunda gerçekten tam birbilgisi vardır ya da bu konuya tamamen hakimdir? 2- Tenseler iyice oturacak derken, sınavda şapa oturmanın anlamı var mıdır?

b. Örneğin, ‘Önce gramer ve kelime bilgim iyice gelişsin; deneme sınavlarına ondan sonra başlarım.’ demeyiniz. Diğer çalışmalardan çalarak ve ilk başlarda aldığınız düşük notları önemsemeyerek haftada en az bir deneme sınavı çözmeye gayret ediniz.

Sorun 5. Bazı adaylar, yeterli bir bilgi birikimine ulaştıkları zaman, sınavın kendiliğinden çözüleceğini varsayarlar. Bilginin klasik sistemde sınandığı bir sınavda geçerli olan bu varsayım, çoktan seçmeli test tekniğinde çoğunlukla işlemez ve aday başarısız olur; çünkü bilgisini arttırırken gösterdiği çabayı, bu bilgiyi sınamak için gerekli olan testlerden esirgemiş ya da yaptığı test çalışmalarında belirli bir stratejiye bağlı kalmamıştır.

Çözüm 5. Çözüm önerilerine geçmeden önce, klasik sistem sınavlar ile çoktan seçmeli akrabalarını karşılaştırmaya çalışalım: Klasik sistem bir sınavda ne biliyorsanız onu yazarsınız. Doğruluğundan emin olmadığınız bilgileri sınav kağıdınıza aktarmamaya özen gösterirsiniz. Doğru bildiğiniz kimi yanlışları ise, önünüzdeki kağıda aktarırken duraksamazsınız. Duraksamazsınız çünkü siz onları öyle öğrenmişsinizdir. Sonuç olarak, yanlış bilgilerinizden ötürü vakit kaybı yaşamadan sınavı tamamlar, kağıdınızı teslim edersiniz.

Çoktan seçmeli bir sınavda ise, yanlış bilgiler, doğru bilginin içinden çekilip alınmış dekorasyon malzemeleriyle süslenir. Bu iş öylesine ustalıkla yapılır ki, yanlış cevapları doğrudan ayırt etmek bazen adeta imkansız hale gelir. Bu tıpkı, emniyette bir zanlıyı teşhis etmesi istenen tanığın; saç, bıyık, giyim vs. özellikleriyle zanlıya çok benzeyen kişileri birbirinden ayırt edememesi gibi bir durumdur. Klasik sistem bir sınavda, belki de hiç dikkat çekmeyecek ufacık boşluklar (bilgi/beceri eksiklikleri) bu sayede hemen yakalanır.

Bu sorunun çözülmesini istiyorsanız, yaptığınız testlerde sadece doğru cevapları bulmaya odaklanmayınız; yanlış cevapların, neden yanlış olduklarını da anlamaya çalışınız. Çünkü herhangi bir soruya ait yanlış seçenekler, başka bir soruda karşınıza doğru cevap olarak çıkacaktır.

Çoktan seçmeli bir sınavda, aday bazen çetrefil bir soruyu çözmek için gereken bilgi ve beceriye sahip olmadığını fark edemez ya da bunu kabuletmek istemez. Böylece, galibi önceden belli olan acımasız bir boks maçı başlar. Soru, adayın midesine ve karaciğerine sağlı sollu çalışmayabaşlar. Bir-iki raunt sonra nefesi kesilen aday, rakibinin kendi sıkletinden olmadığını anlar. Aslında aday, bu maçtan sonra karşısına çıkacağı rakipleri (soruları) düşünerek bir an önce havlu atması gerektiğini de bilir. Ama bunu bir türlü gururuna yediremez; bu kadar uğraştıktan (sopa yedikten) sonra havlu atmak (başka soruya geçmek) yiğitliğe leke sürdürmek olacaktır! Sonuçta şerefli bir mağlubiyet alınır!

Bu sorunun çözülmesini istiyorsanız, YDS sınavlarında iki tür soru bulunduğunu kayıtsız ve şartsız kabul ederek işe başlayabilirsiniz: yapabileceğiniz sorular, ‘ne yaparsanız yapın’ yapamayacağınız sorular. Eğer bu konuda anlaştıysak, sırada kabulü gereken ikinci bir gerçek dahavardır: 80 sorunun 80 tanesine de cevap vermeye çalışarak 52 hedefini tutturamazsınız (100 üzerinden 65 puanı hedefleyen bir adayın durumu örnek olarak alınmıştır. 100 üzerinden 55 puanı hedefleyen bir aday iseniz, verilen rakamları kendinize göre değiştirebilirsiniz.) O halde, bazı soruları feda edeceksiniz (20-28 soru). Bunu da zarar büyümeden yapacaksınız. İşte biz, buna ‘sınav stratejisi’ ya da sınav terbiyesi diyoruz. Bu stratejinin oturabilmesi için yaptığınız her tür test çalışmasında, aynı yöntemi izlemeye gayret göstermelisiniz:

a. Örneğin, 10 soruluk bir gramer testi çözeceğinizi varsayalım.

1- Süreniz 10 dakika ile sınırlıdır.
2- Bir soruyu en çok iki kez okuyup/değerlendirebilirsiniz.
3- Cevabından emin olmadığınız sorularda işaretleme yapmamalısınız.

b. Örneğin, bir YDS deneme sınavı uygulayacağınızı varsayalım. Süreniz 180 dakika değildir. Çünkü 180 dakikalık süre 100 üzerinden 90-100 puan alabilecek adaylar düşünülerek hesaplanmıştır. 100/65’i hedefleyen bir aday için ideal süre 180x0.65=117 dakikadır. Ancak, yapılamayacak soruları saptamak için harcanması kaçınılmaz olan bir ek süre vardır. Bu süreyi de hesaba katınca, toplam cevaplama süresi pratikte 150 dakikaya kadar çıkar. Bu süreyi aşan ve 65 puanı hedeflemiş bir adaya kullandığı ek süre zarar olarak geri dönecektir (Bkz. Yukarıda anlatılan boks maçı).


c. Yine bir YDS deneme sınavı uygulayacağınızı varsayalım. Bölümleri çin kendinize göre süre ayırmamalısınız (örneğin, gramer + kelimebölümü (1-35 arası sorular) için 60 dakika; çeviri bölümü (36-42arası sorular) için 20 dakika). Sınavdaki her bölüm için dikkatlehesaplanmış bir toplam cevaplama süresi vardır. Bir gramer konusunu anlamakiçin ne kadar gayret gösteriyor ve kendinizi zorluyorsanız, sorutürlerine ayrılan sürelere uymak için de en az o kadar gayretgösteriniz ve kendinizi zorlayınız. Çünkü alt türlerde süre şaşarsa, toplamda hedefi tutturmak mümkün olmayacaktır.

Özet olarak, YDS sınavına çok sağlam bir bilgi birikimi edinerek hazırlanmış olabilirsiniz. Ancak, bu birikiminiz başarıyı garanti etmeyebilir. Bu nedenle;

a. Sadece teorik bilginize güvenerek yola çıkmayınız.

b. Soru çözme becerinizi geliştiriniz ve bu işi belli bir ‘stratejiye’ bağlı kalarak yapınız.

c. Bu stratejinin kurallarını kendiniz belirlemeye çalışmayınız. Bir akademisyenden beklenen olgunluğu gösteriniz ve zaten belirlenmiş olan normları esas alınız.


Sorun 6. YDS adayları arasında kaynak koleksiyonu yapmak yaygın bir hobidir.


Koleksiyon geniş olunca, hangi kaynaktan başlanacağına ya da neyin, nasıl çalışılacağına bir türlü karar verilemez. Koleksiyonu zenginleştirmek amacıyla İnternetten de bir sürü dosya indirilir. Şöyle bir göz gezdirildikten sonra, indirilen bu ‘paha biçilmez’ dosyalar kitaplıkta ‘ebediyen istirahat’ edecekleri İngilizce kaynaklar bölümüne kaldırılır. ‘İNDİR-KALDIR’ olarak bilinen bu çalışma yöntemi YDS’ye hazırlanan adaylar arasında haklı bir üne sahiptir.

Çözüm 6. YDS hazırlığı yaparken, mümkün olan en az sayıda kaynaktan yararlanınız. Kaynağın sayısı değil, niteliği önemlidir.

a. Örneğin, düzeyinize uygun, çalışırken keyif alabileceğiniz, tercihen Türkçe açıklamalı, bol alıştırmalı ve cevap anahtarı güvenilir bir gramer kitabı.

b. Örneğin, YDS sınavlarında sıkça karşılaşılan çekirdek kelime hazinesini içeren, eş ve zıt anlamları da veren bir sözlük ve bu kelimeleri örnekler içinde kullanan, bol alıştırmalı bir kelime dağarcığını geliştirme kitabı.

c. Örneğin, dizgisi ve cevap anahtarı güvenilir, içinde YDS deneme sınavları bulabileceğiniz ve okuma-anlama soruları dahil, YDS türü soruların ayrıntılı çözümlerine yer veren bir kaynak

d. Mümkünse, YDS gramer sorularını, konularına göre ayıran ve cevap anahtarı güvenilir bir ek kaynak.

İbrahim Demir, Bilecik
matematikkafe.com

Kolay İngilizce

630 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın