EĞİTİM İMECEMİZ MATEMATİK KAFE'YE HOŞ GELDİNİZ...

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/matematikarge/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
ÜYELİK GİRİŞİ
MAKALELER
EĞLENCELİ MATEMATİK
ONLİNE İNGİLİZCE
 online ingilizce
KONU ANLATIM
SİTE HARİTASI

MATEMATİKLE BARIŞIYORUM'LA KENDİME GÜVENİM GELDİ!

27/06/2020

MATEMATİKLE BARIŞIYORUM'LA KENDİME GÜVENİM GELDİ!


matematikkafe.com
/ BAŞARIYA SUSAYANLAR ( 11 )


Merhaba, ben liseye giden bir öğrenciyim. Matematiği severdim sevmesine ama bir türlü yapamazdım!.. Hadi bu herkesin sorunu diyelim ama abilerimin ikiside okul birincisi… Ben ise okul birinciliğini hayal bile edemem… Bu güzel bir şey tabii ama benim yerimde siz olsanız beni daha iyi anlardınız. Abilerim birinci olduğundan herkes bana baskı yaptı. Çünkü benim de onlar gibi başarılı olmamı beklediler. Benim bahanem çok ama yinede suç bende…


İsterseniz biraz bahanelerimi yazayım da yer kaplasın ne de çok yazmış desinler. Ailemle birlikte hep ev ve okul değiştirdim 1. sınıfı İstanbul Çamçeşme İlk Öğretim Okulunda 2,3, ve 4.sınıfın birinci dönemini İstanbul Cemil Türker İlk Öğretim Okulun da 4. sınıfın ikinci dönemi , 5'i , 6 ‘yı ve 7.sınıfın birinci dönemini İstanbul Çağrıbey İlk Öğretim Okulun da 7.sınıfın ikinci dönemini ve 8. sınıfı Eskişehir Mimar Sinan İlk Öğretim Okulun da okudum.


Cemil Türker İlk Öğretim Okulu köy okulu olduğundan matematik dersimize kimse girmezdi!.. Bu yüzden öğretmenlerim, arkadaşlarım, çevremsık sık değişti. İnanır mısınız okuduğum ders bile değişti.


Liseye başladığım zaman matematiğe gıcıklığım iyice arttı. Çünkü matematik yüzünden OKS’deki netlerim düştü ve şu an Eskişehir Süleyman Çakır Lisesinde eğitim görmekteyim. Derslerimin düşüşüne birde sağlık problemleri eklenince işler karman çorman oldu. Ama ben bunların hiçbirini bahane olarak görmüyorum; çünkü bana da sen başaramassın sen yapamassın dediler. Bir soruyu doğru yaptığımda sanki kanserin ilacını bulmuşum gibi şaşırırlardı da bu beni çok üzerdi.


Abilerim de Eskişehir Mimar Sinan İlk Öğretim Okulu hariç okuduğum tüm okullarda okudular… Aslında çoğul ek kullanmam yanlış olur çünkü ortanca abim Çağrıbeyde okudu, büyük abim Çağrıbeyde okumadı… (Neyse)


Necip Hoca’nın oğlu 8. sınıfta benim sınıf arkadaşımdı ama o bile benim yaşadığım bu psikolojik sıkıntılarımı bilmez çünkü bunları paylaşmayı gururuma yediremezdim. Bu sırlarımı yalnız Türkçe öğretmenim bilirdi. O da sağolsun beni kırmadı ve aramızdaki sırrımı kimseye söylemedi…


Derken sonunda elime Necip Hoca’mın ”Matematikle Barışıyorum” adlı kitabını bana eşi Meryem abla hediye etmişti. Ben de kitabı okudum ve yavaş yavaş kendime olan güvenim yerine gelmişti…


Kitabı okuyunca anladım ki güvenim ilkokuldan bu yana sarsılmış ve hezimete uğramış; ne zaman tekrar doğmak istese engellenmişti. Nasıl mı? Tam kendime güvenip bu soruyu tahtada çözmek için ben kalkayım diye ürkek ürke parmak kaldırıyordum. Rahat olmadığım ve heyecanlandığım için yanlış yapınca da hocalarımızdan bir çoğu elimize cetvel ile vurdu, tokat attı ve çok kötü bir şekilde azarlardı.


Çok iyi hatırlarım bizim en iyi günümüz Milli Eğitim Müdürlüğü’nden bir müfettişin gelmiş olmasıydı. Tabii bazı arkadaşlarımız için en güzel değil en kötü gündü… Çünkü müfettiş bir soru sormuş arkadaşım da yapamamıştı. Müfettiş hocamıza bağırmıştı; müfettiş gittikten sonra arkadaşım da bu yüzden hocamızdan çok kötü dayak yemişti. Eğer arkadaşım olayı babasına söylese inanın bana öğretmenin attığı dayağın iki katını yerdi!..

İşte buna benzer olaylar yüzünden kendime güvenim yok oldu.

Ama Necip Hocamın yazdığı kitabı okuduktan sonra tekrar yerine geldi.. Kitapta ilgimi çeken bir nokta da sorunları olan yalnız ben değilmişim, benim gibi bir çok öğrenci bu sorunları yaşıyormuş. Artık matematikle aram iyi, ilerde daha iyi olacak inşaalah… Şunu söylemeden yazımı bitirmek istemiyorum. Her şey inançla başlar inanç ile biter. Eğer siz matematiğin bir engel olmadığını, matematiği başaracağınıza inanırsanız matematiği yaparsınız. Çünkü matematiği bu günkü seviyesine insanoğlu getirdi, geliştirdi. Yani matematiği biz insanlar yaptık o zaman biz insanlar öğreniriz, öğretiriz.

Bu yazıyı yazmamadaki esas sebep; geçen gün Necip Hocam’la telefonda görüştük ve gerçekten çok doğru bir şey söyledi. Bana önce ilk telefonu mu yapmak daha zordur şimdiki telefonu mu dedi. Tabii ben de ilk telefon dedim. Evet dediğim doğruydu çünkü şimdiki telefon için taslak var ama o zaman ne telefon vardı ne de bir taslak matematik de öyledir. Zaten lisedeki konu ile ilkokuldaki konu aynı sadece lisedeki biraz daha zor matematik sizin için bir engel değildir. Neden mi? Çünkü matematiği yapamam dersek gerçekten de yapamayız ama yaparım deyip kendimize inanırsak yaparız.. Önce de dediğim gibi başarmamız için en önemli kaynak inanaçtır.

CANNUR DAŞKIRAN –ESKİŞEHİR
18 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın