EĞİTİM İMECEMİZ MATEMATİK KAFE'YE HOŞ GELDİNİZ...

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/matematikarge/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
ÜYELİK GİRİŞİ
MATEMATİK HİKAYELERİ
MAKALELER
EĞLENCELİ MATEMATİK
Maske Seti
KONU ANLATIM
SİTE HARİTASI

“MATEMATİKLE BARIŞIYORUM” KİTABINIZ HAYALLERİMİ GERİ VERDİ!

01/08/2020

“MATEMATİKLE BARIŞIYORUM” KİTABINIZ HAYALLERİMİ GERİ VERDİ!


BAŞARIYA SUSAYANLAR ( 16 )


İlkokulu köyde tamamlamış bir öğrenciyim. Matematik dersini 4. sınıfa kadar çok severdim. Diğer derslerden ödevlerimi yapmasam bile matematik dersi ödevlerimi mutlaka yapardım. Öğretmenimiz 4. sınıfın başında köyümüzden ayrıldı. Yerine esas branşı matematik olduğu halde atamada sorun çıktığı için ilkokul öğretmeni olarak başka bir öğretmen köyümüze atanmıştı. Yeni öğretmenimiz her fırsatta bize ’’Sizin yüzünüzden buraya geldim.’’ diyerek çok kötü davranıyor, devamlı olarak çok aptal çocuklar olduğumuzu söyleyip duruyordu. Yeni öğretmenim kendini bize sevdiremediği için matematik dersini de sevmemeye başlamıştım. Üç yıl boyunca içimde büyüttüğüm matematik sevgisi görevini yapamayan bir öğretmen yüzünden nefrete dönüşmüştü. Bu öğretmenimiz bizi bir dönem okutmuştu fakat bu süre benim içimdeki matematik sevgisini öldürmeye yetmişti.

Artık matematik dersinin adını duyunca bile korkar olmuştum. Daha sonra köyümüze başka bir öğretmen geldi. Bütün derslerim beşti fakat yalnız matematik dersim ikiydi. Yeni öğretmenimiz de bana matematik dersini sevdirmek yerine ‘’Sen matematikten anlamıyorsun.’’ dedi. Çünkü bunu söylemek daha kolaydı. Büyüyünce matematik öğretmeni olmak isteyen ben, artık matematik dersinden nefret ediyordum. Bunun yerine Türkçe öğretmeni olmaya karar vermiştim.

İlkokulu bitirdikten sonra imkansızlıklar yüzünden okul hayatıma ara vermek zorunda kaldım. 3 yıl sonra Eskişehir’e taşındık. Bunun üzerine ben de ortaokulu dışardan bitirmeye karar verdim. Kayıtımı yaptırdım ve hem bir işte çalışıyor hem de senede iki kere sınavlara girip sınıfımı geçiyordum. Diğer derslerden iyi notlar almama rağmen matematikten tüm çabama rağmen hep iki alıyordum. Ortaokul 3. sınıfta 1. dönem matematiğim 1 düşmüştü. 2.dönem matematiği düzeltemezsem sınıfta kalacaktım. Belki de ortaokulu bitiremeyecektim. Matematiğe çok çalışmama rağmen hiçbir şey anlamıyordum. Bu yüzden de hep ağlıyordum.

Bu şartlarda son sınava girdim. Sınav salonunda bulunan bir öğretmenimin moral vermesi neticesinde sınavdan 3 alarak okulu bitirdim. Ama ben Türkçe öğretmeni olmak istiyordum. Bu yüzden önce liseyi sonra da üniversiteyi okumam gerekiyordu. Matematiği anlamadan liseyi dışardan bitirmem biraz zordu. Bunun için liseye devam etmeye karar verdim. Lise1 öğrencilerinden 3 yaş büyük olmama rağmen yinede kararım değişmedi.

Artık lise 1 öğrencisi olmuştum fakat onlardan oldukça geriydim. Bu durumun da farkındaydım. Çok çalışarak ve derslere çalışarak zamanla bu açığı kapattım. Öğretmenlerimin çoğunluğu ile iyi bir iletişim kurmuştum. Matematik öğretmenimiz aynı zamanda sınıf öğretmenimiz olmuştu. Matematiği güzel anlatıyordu. Anlamadığımız yerleri çekinmeden sorabiliyorduk. Bir süre sonra matematik derslerini sabırsızlıkla beklemeye başlamıştım. Anladım ki yıllar sonra matematik dersini yeniden sevmeye başlamıştım.

Tam matematikle barıştım derken bu sefer de edebiyat öğretmenimizin davranışları yüzünden sevdiğim bu dersten nefret etmeye başladım. Matematik korkusunun yerini edebiyat dersi korkusu almıştı. Edebiyat dersinin zor olduğunu ve başaramayacağımı düşünmeye başlamıştım. Edebiyattan ilk sınav notum 45’ti ve bu beni çok üzdü. Matematikten başlangıçta 50 olan notum giderek yükseliyordu. Artık matematik dersinden eskisi kadar zorlanmıyordum. Demek ki matematik dersi aşılmaz bir duvar değildi. Matematik öğretmenim her fırsatta benim daha başarılı olabileceğimi söylüyordu. Ben de onu haksız çıkarmamak için daha da azimle çalışıyordum. Sene sonunda lise biri bütün derslerden 5 ortalama notuyla geçtim.

Lise 2. sınıfın başında sıra alan seçimine gelmişti. Türkçe öğretmeni olmak için liseye başlamıştım fakat artık edebiyat dersini sevmiyordum. Matematik dersine ise ilgim artmıştı ve ben iyi bir matematikçinin öğrencilere matematiği sevdirebileceğini anlamıştım. Bu sebepten dolayı matematik öğretmeni olmaya, matematiği öğrencilere sevdirmeye karar verdim. Türkçe öğretmeni olma kararımdan vazgeçerek sayısal bölümü seçtim.

Lise 2. sınıfın başında tekrar başarılı olabilecek miyim diye bir korku benliğimi kapladı. Her zaman benim başarılı olacağımı söyleyen matematik öğretmenimin desteğiyle bu korkuyu aştım. Ancak şanssızlık gene yakamı bırakmıyordu. Bir süre sonra matematik öğretmenimiz değişti. Bu değişiklik bir yana yeni öğretmenimiz matematiği iyi para kazandıran bir meslek olduğunu düşünüyordu. Böyle düşünen bir öğretmen bize matematiği nasıl sevdirebilirdi. Kısa sürede matematik öğretmenimizle aramızda sanki aşılması imkansız duvarlar örülmüştü. Bu duvarı hala da aşamadım. Geçen sene bu dersin gelmesini sabırsızlıkla bekleyen ben bu sene ne dersi ne de öğretmenini görmek istemiyordum.

Bu değişiklik etkisini göstermekte gecikmedi. Yapılan sınav sonucunda öğrencilik hayatımın en kötü notunu ‘’21’’ yani 0(sıfır) almıştım. Yendiğimi düşündüğüm matematik korkum yeniden alevlenmeye başlamıştı. Yeni matematik öğretmenim, benim sadece kitap okuyan, hiç test çözmeyen, tembel öğrenci olduğumu düşünüyordu. Bu yüzden de bana çok soğuk davranıyordu. Öğretmenim belki de hayatı boyunca ders kitabı dışında bir kitap okumamıştı. Bunun için kitap okumanın ne kadar faydalı olduğunu bilmiyordu.

Bu durum beni olumsuz etkiledi ve bir ara matematik öğretmeni olamayacağımı düşünerek biyoloji öğretmeni olmaya karar verdim.

Tam bu sırada sizinle tanıştım. Sizinle bir süre konuştuktan sonra matematiğin benim hayatımda ne kadar önemli bir yeri olduğunu anladım. Bana okumam için verdiğiniz ’Matematikle Barışıyorum’’ kitabınızı okuduktan sonra ‘’Matematiği yapamam.’’ diye düşünemeyeceğimi kavradım.

Siz lise 1. sınıfta matematik öğretmenim olan Tamer öğretmenimin sevdirmeye başladığı matematiğe son noktayı koymuş oldunuz.

Artık kararımı hiç değiştirmeyeceğim! Matematik öğretmenlerim nasıl olursa olsun pes etmeyeceğim ve sonunda ben de matematik öğretmeni olacağım. Sizin de söylediğiniz gibi baskıcı, zorlayan, ezberci öğretmen değil; matematiği farklı yöntemlerle öğretmeye çalışan bir matematikçi olacağım. Benim öğrencilerim matematiği anlamadıkları için ağlamayacak ve hayallerinden vazgeçmek zorunda kalmayacak.

İnanıyorum ki bir gün bir matematikçi olarak sizinle tekrar karşılaşacağım ve sizinle beraber insanlara matematiği sevdirmeye çalışacağız.

Matematiği tekrar sevmeme aracı olan Tamer öğretmenimi ve sizi hiç unutmayacağım. Hayallerimi bana tekrar geri kazandırdığınız için çok teşekkür ediyorum. ’’Matematikle Barışıyorum’’ adlı kitabınızın matematiği bir çok insana sevdireceğine canı gönülden inanıyorum.

Bu nitelikte kitaplar yazmaya devam ederek insanları bilgilendirmenizi diliyorum.

BAŞARILAR…
YASEMİN FENAR
59 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın