EĞİTİM İMECEMİZ MATEMATİK KAFE'YE HOŞ GELDİNİZ...

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/matematikarge/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
ÜYELİK GİRİŞİ
MATEMATİK HİKAYELERİ
MAKALELER
EĞLENCELİ MATEMATİK
KONU ANLATIM
SİTE HARİTASI

DR. DEMİNG İLKELERİNE GÖRE SINIFTA İYİLEŞTİRME!

19/11/2020

DR. DEMİNG İLKELERİNE GÖRE SINIFTA İYİLEŞTİRME!


Eğitimci Lee Jenkıns Deming’in ilkeleri ışığında sınıflarda öğrenmenin iyileştirilebileceğini savunmaktadır. Bu iyileştirmenin büyük ölçüde sınıf ortamında gerçekleştirilebileceğini söylemektedir.

Öğretmenler bir bowling takımının üyeleri gibi davranırlar. Sınıflara girerler, nasıl uygun görüyorlarsa öyle öğretirler ve öğrencilerin sınav notlarını toplarlar. Ne zaman ki öğretmenler öğrencileri ile ortak bir amaç için çalışan bir takım olmanın gücünü anlarlar; o zaman kendileri de bu takımın üyesi olmayı arzu ederler. Öğretmenlerin bowling takımının bir üyesi gibi değil de bir orkestranın üyesi gibi daha geniş bir bilgi alanı yaratır.

Tabii orkestrada her çalgı ve onları çalanlar orkestra için çok önemlidir. Çalınan eserlerin güzel icra edilmesi orkestra üyelerinin aralarındaki uyuma bağlıdır. Orkestra üyeleri arasında rekabet ve çatışma yerine bir dayanışma göze çarpar.

Dr. Deming ‘’Ustalardan öğren, onların sayıları çok azdır’’ der. Lee Jenkıns ‘’Eğer suçlama yoluyla eğitim iyileştirilebilseydi; eminim ki Amerika’daki 13 yıllık zorunlu eğitimde dünyadaki tüm sistemleri sollardı. Çünkü bu sistem içerisinde herkes herkesi suçluyor. Sadece çok az sayıda insan eğitim sorunlarının özündeki sebepleri araştırıyor’’ diye eğitimcilerden bir çoğunun çözümler yerine şikayetlere odaklandığını söylüyor.

Suçlamanın da sorunları çözmek yerine, sisteme daha da zarar verdiğini ifade ederek bu zararları şu başlıklar altında sıralıyor.

1-SUÇLAMA HİÇBİR FAYDA SAĞLAMAZ!

Evet, çok doğru bir tespit. İnsanlar ya sorunun ya da çözümün parçasıdır. Şikayetçiler size başarısız nedenleri açıklamak için bir çok mazeretler bulabilirler. Fakat sorunların özüne inmek,sorunu anlayıp çözmek için bir çaba göstermezler. Çözümün bir parçası olmak isteyenler için önce sorunları anlamaya çalışırlar. Daha sonra da çözüm yolları ararlar. Sorunlar için de en iyi çözümü üretmek için çalışırlar. Onlar şikayetler yerine çözüm yolları için kafa yorarlar.

2-SUÇLAMA İLGİLİLERİN SORUMLULUK ALMALARINI ENGELLER!

Herkes, Birisi, Herhangi biri, Hiç kimse adında dört kişi varmış. Çok önemli bir işin yapılması lazımmış. Herkes, Birisinin bu işi yapacağından eminmiş. Herhangi biri de bu işi yapabilirmiş fakat Hiç kimse işi yapmamış. Birisi bu işe çok kızmış. Çünkü bu iş Herkesin göreviymiş. Herkes Herhangi birinin bu işi yapabileceğini düşünmüş. Birisi bu işi yapmalıymış. Fakat Hiç kimse herkesin bu işi birisinin yapabileceğini düşündüğünü farketmemiş. Olay, herkesin yapabileceği işi hiç kimsenin yapmamasından dolayı birisini suçlamasıyla son bulmuş.

3-SUÇLAMA PROBLEMLERİN GERÇEK NEDENLERİNİN ARAŞTIRILMASINI ENGELLER!

Çok doğru bir tespit. Atalarımız ‘’Kabahat samur kürk olmuş; kimse sırtına giymemiş’’ demiş. Başarısızlıklarda hep birbirimizi suçlarız. Okul idaresi; öğretmenleri ve öğrencileri suçlarlar. Veliler de öğretmenleri ve öğrencileri suçlarlar. Bu kısır döngü yıllar boyunca sürer gider. Problemler de kartopu gibi giderek büyür. En sonunda bu halkada öğrenciler en güçsüz ve savunmasız taraf oldukları için kabak onların başına patlar.

Aslında bu kısır döngü eğitiminden yetişen eğitimciler ve anne babalar aynı yanlışları tekrar edip dururlar. Yıllar sonra bir bakarız ki bizim çocukluğumuzda konuşulan problemler yetişkinlik yıllarımızda da çözülecek bir sorun olarak hala önümüzde durmaktadır.

Dr. Deming eğitimin genel amacını pozitifleri arttırmak, negatifleri ise azaltmak olarak görür. Böylece öğrencilerin heyecan ve istekleri korunmuş olur. Dr. Deming değişim yerine iyileştirme kavramını kullanır. Çünkü Dr. Deming’e göre değişim olumlu olabileceği gibi olumsuzluğu da ifade edebilir. Ona göre hedef; başarıyı arttırma, başarısızlığı da mümkün olduğunca azaltmaktır.

Dr. Deming çocukların motive edilmeye ihtiyaçları olmadığını, çünkü motive edilmiş olarak doğduklarını ileri sürer. Eğiticilere düşen çocukların motivasyonlarını bozan şeyleri öğrenip bu uygulamalara son vermektir. Rekabet yerine işbirliğini savunur. İşbirliğinin karakteri geliştirdiğini, üretken ve keyifli hale getirdiğini ileri sürer. Rekabetin ise doğuştan var olan öğrenme motivasyonunu bozduğunu söyler.

Dr. Deming yetişkinlerin motivasyonunu bozan şeylerin çocukların da motivasyonunu bozduğuna dikkat çeker. Doğuştan motive olmuş olarak doğan çocukların 18 yaşına gelinceye kadar yetişkinlerin ve okul kültürlerinin onların ( pek azı hariç ) motivasyonlarını bozduğunu iddia eder. Dr. Deming’e göre çoğu kimsenin erken yaşlarda cesaretlerinin kırılması onlarda onarılmaz yaralara yol açar.

Eğitimde iyileştirmenin öğretmenin sorumluluğunda olduğunu; öğrencinin görevinin ise çalışmak olduğunu söyler. Bu sorumluluğu yerine getirirken öğretmenler ve öğrenciler bir ekip ruhu geliştirmelidir. Aralarında tartışarak en iyi öğrenme stratejilerini oluşturabilmelidir.

Dr. Deming’e göre tüm çocuklar öğrenme motivasyonu ile doğar. Eğitimcinin görevi bu duygunun kaybını önlemektir. Yani çocuklar bize Diyojen’in Büyük İskender’e dediği gibi ‘’Gölge etme, başka ihsan istemem’’ derler.

Çocukların motivasyonlarının bozulması ile ilgili Amerikan eğitim sisteminden şöyle bir örnek verir. 13 yıllık eğitim sisteminde ana sınıfından okula başlayan 30 öğrenciden her yıl 2 öğrencinin motivasyonunun bozulduğunu düşünelim. 13 yıl sonunda motivasyonu bozulmayan sadece 4 öğrenci kalacaktır.

Öğretmenler hem öğrenmeden hem de öğrenme isteğinden sorumludur. Bu nedenle öğretmen yetenekli, kendini işine adamış ve yaratıcı olmalıdır. Sınıfları ‘’Sevsen de, sevmesen de öğreneceksin’’ veya ister öğren ister öğrenme’’ tutumuna sahip öğretmenlerle doldurmak kolaydır. Fakat okulları, bütün öğrencilerin öğrenmelerini geliştiren ve öğrenme isteklerini koruyan bir ortam haline getirmek muhteşem bir meydan okumadır.

Bunun sorumluluğu da eğitimcilerindir. Dr. Deming ‘’Herkesin yapabileceğinin en iyisini yapmasının iyileşmeyi sağlar mı’’ diye soruyor. Daha sonra da yine kendisi ‘’Ne yazık ki hayır. İyi niyetli çabalar yeterli değildir. Çabalar bilgi yardımıyla yönlendirilmelidir’’ diye cevap veriyor.

KAYNAK: Kal-Der Yayınlarından Eğitimci Lee Jenkıns’ın ‘’Dr. Deming’in İlkeleriyle Sınıfta İyileştirme’’ kitabını tüm eğitimcilerin ve öğretmenlerin okumasını tavsiye ediyorum. NECİP GÜVEN ESKİŞEHİR

15 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın