Matematik Kafe Eğitim İmecesi

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/annebabaokulu
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
FOLLOW MATHKAFE
ÜYELİK GİRİŞİ
MATEMATİK DÜNYASI
EĞLENCELİ MATEMATİK
SİTE HARİTASI
ZİYARET BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi10
Bugün Toplam1620
Toplam Ziyaret1178267

ZOR OLAN MATEMATİK DERSİ DEĞİL, ONU ÖĞRETME ŞEKLİDİR

15/02/2021

en zor ders


İlkokul yıllarında genelde başarılı bir öğrenciydim. Matematik dersi dışında derslerimhep pekiyi idi. Matematikten bütün çabalarıma rağmen aldığım en yüksek not üç idi. Matematikten 4 veya 5 alabilmek hayal gibiydi. Çalışsam bile alacağım not nasıl olsa en çok üç olacak diye matematik dersine çalışmaya gerek yok diye düşünüyordum. Keşke matematik dersini kaldırıp yerine başka üç ders fazla koysalardı diye düşünüyordum. Başarılı bir öğrenci olmama rağmen matematiği hiçbir zaman sevemedim. Bu matematik serüveni beşinci sınıfa kadar devam etti.

Beşinci sınıfta matematiği seven bir öğretmenimiz sayesinde matematiğe ilk defa biraz ilgi duydum ve matematikten en yüksek notum olan dördü ilk defa beşinci sınıfta aldım. Beşinci sınıftan sonra okula devam etmedim. Matematiği beşinci sınıfta biraz sevmeme rağmen kafamdaki matematik korkusunu tam olarak üzerimden atamadım. Hatta büyük oğlum Sefa okula başlayacağı zaman bana ‘’Anne en zor ders hangisi?’’ diye sordu. Ben de ‘’Oğlum en zor ders Türkçe ile matematik dersleridir’’ dedim.

Daha sonra oğlum Sefa okula başladı. Bir süre sonra okuldan eve gelen oğlum Sefa ‘’Anne sen bana daha önce matematik zor bir ders diyordun. Ama hiç zor bir ders değilmiş’’ dedi. Ben de ‘’Oğlum, eline bir terazi al, beş dersi bir tarafa koy, diğer tarafa da matematiği koy. Matematik bu beş dersten daha ağır basar’’ dedim. Oğlum Sefa ise ’’Anne sen ne diyorsun. Matematik dersi benim için çocuk oyuncağı’’ dedi.

Bir gün oğlum Sefa bana ‘’Anne, gel seninle bir matematik oyunu oynayalım’’ dedi. Ben de matematiğin oyun mu olur’’ dedim. Benim için matematik okulda olan bir dersti. Ritmik saymalarda oğlum Necip öğretmenin öğrettiği ‘’BOM’’oyununu bana öğretti. Bu benimde hoşuma gitti. Oğlumla ritmik saymalarla ilgili oynadığım oyun bana sanki matematik dersi değil, bir eğlence gibi geldi. Oğlumla beraber televizyonu kapatıp hem bom oyunu oynuyorduk. Hem eğleniyor, hem de öğreniyorduk.

Öğrencilik hayatımda bana yük olarak gelen matematik dersi, anneliğim sırasında oğlumla aramda oynadığım bir oyuna döndü. Oğlum, hakikaten matematik çok ağır bir yük değilmiş. Yavaş yavaş matematikle ilgili önyargılarımda değişmeye başladı. Oğlumun öğretmeni ritmik saymalara oyunlarla iyice pekiştirdikten sonra, onlara kendi hazırladığı tekerlemeli çarpım tablosunu vermiş. Oğlum Sefa akşam eve geldiğinde bana tekerlemeli çarpım tablosunu gösterdi. ’’Oğlum, bu çarpım tablosu değil, bizim için güzel bir eğlenceli oyun’’ dedim.

Tekerlemeli çarpım tablosunu ben de oğlumla beraber çalışıyordum. Beraber hem eğleniyor, hem de öğreniyorduk. Daha önce benim düşünceme göre dördüncü, beşinci sınıfa kadar sürebilecek olan çarpım tablosu ve bölme işlemi oğlum Sefa tarafından 2. Sınıfta tamamen öğrenilmiş oldu. Yıllardır, benim korkulu rüyam olan matematik dersi şu anda zevkli bir ders haline geldi.

Oğlum Sefa, okuldan geldiği zaman matematikle ilgili öğrendiği bilgileri benimle paylaşıyordu. Okula başlarken oğluma yardımcı olmayı düşünüyordum. Fakat ne kadar garip ki o bana yardım ediyordu. Oğlum matematiğimin gelişmesinde çok yardımcı oldu. Okuldan mezun oldukta sonra, 12-13 yıldır yaşadığım matematik korkumu, oğlumun okula gittiği iki yıl içinde aşmış oldum.

Oğlumun öğretmeni bize sene başında, ’’Çocuklarınız sene sonunda matematiğin temellerini ikinci sınıfta alarak gidecekler’’ dedi. Ben de ‘’Çocuklar ikinci sınıfta okumayı iyice öğrensinler de matematiği dört veya beşinci sınıfta ancak öğrenirler ‘’dedim. Öğretmenin söylediği bana hiç inandırıcı gelmiyordu. Öğretim yılının lerleyen günlerinde konuların oyun şeklinde öğretilmesi ve oğlumun matematikle ilgili konuları çok istekli olarak çalışması, benimde yıl sonunda işin olacağına inanmama yol açtı. Demek ki zor olan matematik dersi değil, onu öğretme şekli imiş. Günlük hayatta da matematik zevkli bir uğraş haline geldi.

GÜLSÜM ÇANKAL

44 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın