• Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/annebabaokulu
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
ÜYELİK GİRİŞİ
MATEMATİK DÜNYASI
EĞLENCELİ MATEMATİK
OKUL BAŞARISI
SİTE HARİTASI
ZİYARET BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam198
Toplam Ziyaret1277336

"Dikkat Dağınıklığı" teşhisi genellikle doğru değildir

11/06/2021

matematikte dikkatini toplamak nedir

 

PARANIN "TURA" TARAFINI DA GÖRÜN
Psk.Dr. Yaşar Kuru


* Ne dersiniz, sizce;

  • Okulda, çocuğunuza konulan, "Dikkat Dağınıklığı" teşhisi genellikle doğru "mudur"?

 

• Ömründe;

- Hayal kuramayan,
- Dalıp gidemeyen,
- “Dikkat dağınıklığı” yaşayamayan,
- Düşler aleminde kaybolamayan,
- Dalgınlıklar sergileyemeyen,

her çocuk ve yetişkin:

  • Ruh hastasıdır,
    - Akıl sağlığı dengede değildir.
  •  
  •  

• Çünkü:

  • Her yetişkin insanın ve çocuğun, “önemli” TERAPİ araçlarından biri:
    “Hayal” kurabilmesidir.

 

• Hayal kurabilen çocuk ve yetişkin:

  • Bugününü programlayabilir,
    - Yarınını planlayabilir,
    - Geleceğini şekillendirebilir,
    - Ruhunu sıkan düşüncelerden kurtulabilir,
    - İçini daraltan olaylardan sıyrılabilir.

 

• Yetmez:

  • İçinde bulunduğu ailesinin,
    - Yaşadığı toplumunun,
    - Var olduğu dünyanın, günler sonrasını, “yıllar” ötesini, asırlar sonrasını:
    - Şekillendirebilir,
    - Yapılandırabilir,
    - Etkileyebilir.

 

• Zira:

  • Hayal kurmalar, dalıp gitmeler,
    - Düşler aleminde kaybolmalar olmasaydı, günümüzde insanlık alemi, hala ateşi bile bulamamış, böylece “ilkel” yaşamını bugün dahi sürdürüyor olacaktı…

 

• Ama ne yazık ki günümüzde:

  • “Denizde gemilerin mi battı”,
    - “Dalmışken bir balık da bana çıkar”,
    - “Ohooo, daha bu yaşta ne bu dalgınlık böyle”,
    - “Uyan da balığa çıkalım”…şeklindeki deyimlerle, hayal aleminden “mücevherler” toplamaya çalışan, ücretsiz, zahmetsiz “terapi” olmakla meşgul olan insanlar,
    - Bu “aleme” yabancı kalmış kimseler tarafından maalesef “engellenmektedirler”.

 

• Hadi, yetişkinler neyse ne…

  • Özellikle “ilkokul” dönemlerinde;
    - Eğitim dünyası ile,
    - Toplu arkadaş çevresi ile,
    - Yabancısı olduğu okul ve sınıf ortamıyla, yeni tanışan,
    - Daha önce hiç bilmediği bilgilerle,
    - Hiç görmediği insanlarla buluşan,
    - Böylesi atmosfere uzun süre de anlam veremeyen çocuk,

 

• Okul sırasına oturduğunda:

  • Öğretmeni ders anlatırken,
    - Dalıp dalıp gidiyorsa,
    - Pencereden dışarısını seyrediyor, tavana bakıp duruyorsa,
    - Dikkati dağınık olduğu için değil,
    - Aptal, geri zekalı olduğu içinse hiç değildir.

 

• Aksine:

  • Uzun da sürebilecek olan, bu yeni dünyayı anlamaya, kavramaya çalışıyordur,
    - Her gün, her hafta ve her ay karşılaştığı farklı durumlara, Hayalinde yer açmaya çalışıyordur.
    - Çok sevdiği ve evde bıraktığı “yenidoğan” kardeşini düşünüyordur,
    - Annesi harçlık vermeyi unutmuş, ona çözüm bulmaya çalışıyordur,
    - Sabahleyin annesi , babası ile kavga etmiş, onun etkisinde kalmıştır…

 

• Ama gel gör ki:

  • Sorun çözmeye çalışan bu çocuk,
    - Çıkış yolları aramakla meşgul olan bu çocuk,
    - Derdine dermen bulmaya çabalayan bu çocuk,
    - Zekasını kullanmaya çalışmakla “zeki” olduğunu ispatlamaya çalışan bu çocuk, ne öğretmeni ne de okul idaresi tarafından,”anlaşılamamakla” karşı karşıyadır.

 

• Teşhis belli:

  • “Dikkat dağınıklığı var bunda”.

 

• Oysa:

  • Hayal kuran bir kimse:
    - Uyumadığını,
    - Uyuşuk olmadığını,
    - Beyninin fokur fokur kaynadığını, anlatmaya çalışıyorken, nasıl olur da dikkati dağınık olarak damgalanabilir.

 

• Böyle bir çocuk ve yetişkin:

  • Bir süreliğine;
    - Kendisini, reel ortamdan soyutlayıp,
    - Kendisi dışındakiler için “muamma” olan bir alemde gezinerek, kısa bir zaman sonra gerçek yaşama dönecektir.
    - Bu durum sık sık olabilir, hayatının uzunca bir süresini işgal edebilir…
    - Anlaşılması gereken o ki; o denli büyük sorunlar yaşamaktadır.

 

• Hayatın keşmekeşleri arasında “bunalan” her insanın,

  • Olup bitene anlam vermekte zorlanan her çocuğun, tek “sığınağı” ve tek “terapi aracı:
    - Adına;
    - İster “dalgınlık” deyin,
    - İsterse “dikkat dağınıklığı” deyin; onun asıl adı:
    - “Hayal kurmaktır, “terapi” olmaktır, “tedavi” yolları aramaktır, çıkış yolu bulmaya çalışmaktır.

 

• Her “sağlıklı” ruh sahibinin,

- Her uyanık ve zeki çocuğun, yegane sığınağı ve kurtuluş aracı:
- Hayal kurmaktır, dalgınlıktır, dikkat dağıtmaktır.

Psk.Dr. Yaşar Kuru


Üstün Zekâlı Çocuklar

Matematik Kafe

 

74 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın