EĞİTİM İMECEMİZ MATEMATİK KAFE'YE HOŞ GELDİNİZ...

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/matematikarge/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
ÜYELİK GİRİŞİ
EĞLENCELİ MATEMATİK
ONLİNE İNGİLİZCE
 online ingilizce
KONU ANLATIM
SİTE HARİTASI

İNANMANIN BAŞARIYA ETKİSİ!

matematikkafe.com

İNANMANIN BAŞARIYA OLUMLU VE OLUMSUZ ETKİSİ! (*)


İNANMANIN BAŞARIYA OLUMLU VE OLUMSUZ ETKİSİ! (*)


İnanmadığımız bir şeyi asla ve asla başaramayız! Bir yetenekteki eminlik düzeyi ne kadar güçlenmişse onun gerektirdiği emek o kadar azalacaktır! İnançlıysak hiçbir şey olanaksız değildir! Başarabileceğimize ne kadar inanıyorsak başarma ihtimalimiz o kadar fazladır! İnancımız ne kadar güçlüyse ruhumuza o kadar güç verilecek, o kadar az emekle aynı işi yapabilecek, çevresel faktörler yardımımıza koşacak ve kaderimiz o ölçüde isteklerimize göre belirlenecektir!

İnancımız ne kadar kuvvetli olursa o kadar derinden hissederiz! Karşımıza çıkan güçlük ne kadar büyükse onu yenmemizi sağlayacak inancı o kadar geliştirmeyiz! Başaracaklarına inananların başarmalarının nedeni, sadece, inançların onlara verdiği cesaretle çok çalışmaları değildir! İnanmanın, tüm evreni, tüm iç ve dış şartları insana destek olacak şekilde harekete geçirmesidir! İnancımız zihnimizin simyacısıdır! İnançlarımız düşüncelerimizle karıştığında, bilinçaltımız anında titreşimi alır, manevi eşdeğerine çevirir! İnanç olumlu heyecanların içinde en güçlüsüdür! İnanç, kendi kendine telkin prensibiyle bilinçaltına sürekli olumlu sözler vererek ya da talimatları tekrarlayarak yaratılan zihinsel bir durumdur!

Kendi kendimize telkin yaparak bilinçaltımızı istediğimiz şeyi alacağımıza inanmaya ikna edebiliriz! Bilinçaltımız bunu işleyerek bize inanç ve arzu ettiğimiz şeyi elde etmemiz için kesin planlar olarak geri gönderecektir! İnanç isteyerek oluşturabileceğimiz zihinsel bir durumdur ve iradeye bağlı olarak geliştirilebilir! İnancımızı isteğimize bağlı olarak değiştirebilmek için tek yöntem olumlu talimatları bilinçaltımıza sürekli tekrarlayarak vermektir!

Örneğin, ünlü bir suçbilim uzmanı, “İnsanlar suçla ilk karşılaştıklarında ondan tiksinirler! Eğer bir süre daha suçla ilişkileri olursa, ona alışırlar ve tahammül ederler! Eğer bir süre daha suçla ilişkileri olursa sonunda onu benimser ve etkisi altına girerler” demektedir! Zihin sürekli olarak tekrar ettiği şeyi inanca dönüştürür! Bilinçaltına tekrar tekrar gönderilen bir düşünce dürtüsü, sonunda bilinçaltı tarafından kabul edilir ve bilinçaltı bu düşünceyi mümkün olan en pratik şekilde fiziksel eşdeğerine dönüştürür! Güçlü duygu ve sarsılmaz bir inançla birleşen bütün düşünceler kendilerini gerçekliğe dönüştürür! Düşünceler ne kadar heyecan dolu ve duygu yüklü ise fikirlere canlılık ve hareket kazandırırlar!

İki tip inanç vardır: Olumlu ve olumsuz inanç! İnancımız ister olumlu ister olumsuz olsun onu sürekli zihnimizde tekrarlarsak hayatımızı yönlendirici müthiş bir etki yapacaktır! Olumlu inançlar olumlu olaylara, olumsuz inançlar da olumsuz olaylara sebep olur! İnançlarımızın derecesi ne kadar güçlü ise gerçekleşmesi de o kadar kesindir! Biz neye inanıyorsak O’yuz! Kendimizin ne ve kim olduğunu düşünüyorsak O’yuz! Güçlü duygu ve sarsılmaz bir inanç oluşturarak hayatımızda istediğimiz değişikliği yapabilir istediğimiz gibi bir insan olabiliriz! Aynı şekilde olumsuz inançlarımız da ne kadar güçlüyse o kadar başarısızlık ve kötü talihle karşılaşacağız demektir!

Sürekli kendimizin başarılı olduğumuzu düşünür ve buna kalpten inanırsak gelecekte de daha büyük başarılara imza atacağımızdan emin olabiliriz! Aynı şekilde düşüncelerimiz ve kendimiz hakkındaki inancımız olumsuzsa başarısızlık bizim yakamızı bırakmayacaktır! Üniversite 3. sınıftayken atölye uygulaması dersi vardı! Bilgi ve beceri gerektiren bir dersti! Bölüm öğrencilerinin neredeyse tamamı bu dersten başarılıydı! Tüm dönem boyunca kendime bu alanda becerimin olmadığını söyledim! Kendime o kadar çok söylemişim ki bu söylediklerim ben farkına varmadan inanca dönüşmüş! Olumlu yada olumsuz olsun inanca dönüşen her düşünce kendini gerçeğe dönüştürür!

Peki sonuç sizce ne oldu dersiniz? Başardım! Herkesin geçtiği o dersten kalmayı başardım! Arkadaşlarımın yapamadığını yapmıştım! Ne büyük başarı değil mi? Kendim hakkındaki olumsuz düşünceleri güçlü bir inanca dönüştürmüş ve sonunda herkesin başarılı olabildiği bir dersten “başarısız olmayı” başarmıştım! İnançlarımız zihnimiz tarafından oluşturulur fakat daha sonra zihnimizi harekete geçiren en büyük etken haline gelir! İnancımız ve ona olan güvenimiz bilinçaltımızın çalışmasını belirleyen etkendir! Kendi kendine telkin yoluyla bilinçaltımıza talimatlar verirken ona istediğimiz talimatı vermeye engel olacak hiçbir şey ama hiçbir şey yoktur!

Biz kendi istediğimiz düşünce ve inançlarımızı bilinçaltımıza yükleyebiliriz! Biz bilinçaltımıza ne verirsek onu alır! Hem de olduğu gibi, doğru ve yanlış olduğunu sorgulamadan! Bir düşünceyi yada başarmak istediğimiz bir şeyi gerçekçi kılmak için ona şimdiden sahipmiş gibi davranalım, istediğimizi gerçekleştirmiş olduğumuzu düşünelim! Bu düşünceyi zihnimize tekrarlayarak nasıl gerçekliğe dönüştüğünü deneyimleyebiliriz!Bilinçaltımız bu düşünceyi mümkün olan en doğrudan yolla ve pratik araçla bunu gerçeğe dönüştürecek, inanç olarak kendisine verilen emri yerine getirecektir! Sürekli uygulama yaparak ve deneyim kazanarak bilinçaltına gönderilen herhangi bir emri her şekilde gerçekliğe dönüştürebiliriz!

Mükemmellik uygulamayla gelecektir!

Sadece talimatları okumak yetmez, uygulama yapmak şarttır! Zihnimizi olumlu ve olumsuz düşünceler doldurur ve bu düşünceler tekrarlandıkça inançlarımıza dönüşür! Zihinde olumlu düşünce ve inançlarımız baskınsa sonuçlar da olumlu olacak, olumsuz düşünce ve inançlarımız baskınsa sonuçlar da olumsuz olacaktır! Bu inançlarımız zamanla bizim gerçekliğimiz olarak karşımıza çıkacaktır! Günümüzde çevremiz bize sürekli olarak olumsuz düşünceleri aşılamaktadır! Çevremizdeki insanlara baktığımızda, onların konuşmalarına kulak verdiğimizde, gazeteleri okuduğumuzda, televizyon seyrettiğimizde vb. zihnimize giren düşüncelerin büyük bir çoğunluğu olumsuzdur! Bunlar zamanla tekrar tekrar zihinlerimize gönderilerek inançlarımız haline gelmekte ve olumsuz bir toplum meydana getirmektedir! Eğer bizler bilinçli olarak zihnimize olumlu düşüncelerle besleyip onları güçlü inançlar haline dönüştüremezsek yaşadığımız hayat çekilmez bir hal alacak ve olumsuzluğumuz gün be gün artacaktır!

Ne acıdır ki insanlarımız bunun gerçek manada farkında değiller! İnsanlara sorduğunuzda büyük bir çoğunluk size – görünüşleri ve konuştukları olumsuz olduğu halde- ne kadar olumlu olduklarını sizlere anlatacaklardır! Olumlu düşünce ve inançları baskın hale getirmek için destekleyip geliştirmek, olumsuz duyguları ise zayıflatarak ortadan kaldırmak gerekir! Olumlu düşüncelerin baskın olduğu bir zihin güçlü bir inanç oluşturmak için elverişli bir ortam sağlar! Böyle bir zihnin verdiği talimatlar bilinçaltımız tarafından anında alınıp üzerinde çalışılacaktır! İnanç düşünceye güç verir! İnanç, kendi kendine telkinle oluşturulabilen zihinsel bir durumdur! İnanç, düşünce dürtüsüne hayat, güç ve hareket kazandıran “ölümsüzlük” iksiridir! İnanç, başarılı bir hayatın başlangıç noktasıdır! İnanç, bilimin kurallarıyla incelenemeyen tüm mucizelerin ve tüm gizemlerin temelidir!

İnanç, başarısızlığın bilinen tek panzehiridir! İnanç, sınırlı insan zihninde yaratılan sıradan düşünce titreşimini manevi eşdeğerine çevirir! İnsan kendi kendine tekrar ettiği şeye, doğru olsun ya da olmasın, en sonunda inanır! Eğer bir insan bir yalanı durmadan tekrar ederse sonunda yalanın gerçek olduğunu kabul edecektir! Üstelik bunun doğru olduğuna inanacaktır! Her insan, zihnini işgal etmesine izin verdiği egemen düşünce yüzünden şu anda olduğu insandır! İnsanın bilerek zihnine yerleştirdiği ve teşvik ettiği, bir veya daha fazla duyguyla karıştırdığı düşünceler, kişinin her hareketini, davranışını ve işini yöneten ve kontrol eden güdüleyici gücü oluşturmaktadır!

(*) KAYNAK: Adem ALTAY