EĞİTİM İMECEMİZ MATEMATİK KAFE'YE HOŞ GELDİNİZ...

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/matematikarge/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
ÜYELİK GİRİŞİ
MATEMATİK HİKAYELERİ
MAKALELER
EĞLENCELİ MATEMATİK
KONU ANLATIM
SİTE HARİTASI

BİR MUM DA BİZ YAKMALIYIZ

06/06/2020

BİR MUM DA BİZ YAKMALIYIZ

matematikkafe.com / ÜSTAD'A BİLGELERDEN YORUMLAR! (2)

ESERİNİZİ ZEVKLE OKUDUM!

BİR MUM DA BİZ YAKMALIYIZ

Değerli Necip Hoca, emeğin, özverinin ve azmin nadide bir ürünü olan kıymetli eserinizi baştan sona zevkle okudum. Kitabınız ilk defa böyle bir işe soyunan bir öğretmen için beklediğimden de güzel olmuş. Böylesine olumlu ve başarılı çalışmadan dolayı sizi yürekten kutluyorum.

Siz ’’Matematikle Barışıyorum’’ derken yalnızca matematiğin pembe yüzünü göstermekle kalmamış aynı zamanda Oğuz Saygın ve Alişan Kapaklıkaya’nın çizgisinde iyi bir kişisel gelişim kitabı da yazmışsınız. Eserinizi okurken kalıplaşmış önyargıların, yanlış bakış açılarının ve bilgisizliğin nice sevgi yüklü yürekleri soldurduğunu, nice yetenekleri yok ettiğini derinden üzülerek bir daha yaşadım.

İşte biz, yıllar yılı nice umut dolu genç beyinleri ilgisizliklere, yanlışlıklara ve anlayışsızlıklara kurban vere vere; işin acı yanı bu felaketleri göre göre her şey yolundaymış gibi Milli Eğitim sistemimizi sessiz sedasız sürdürüp gidiyoruz.

Oysa Allah’ın yarattığı en değerli varlık insandır. Çocukluk, insan filiz ve fidan olma halidir. Daha doğrusu eğilme, bükülme, şekil verilme, yetiştirilme çağıdır.

Her çocuk düşe kalka yürümeyi, göre dinleye konuşmayı, deneye yanıla bilmeyi öğrenir. Bu öğrenmede aile, özellikle de okul temel rol oynar. Eğitim çocuğu tanımakla başlar. Çocuğu tanımak oldukça maharet isteyen zor bir iştir. Öğretmenlik mesleğinin kutsallığı da, ustalığı da çocuğu tanıyarak yetiştirmekten kaynaklanır. Her çocuk, yarınların umutla büyüyen yatırım gücüdür. Her çocuk ayrı bir dünyadır.

Şairin dediği gibi ’’Kim demiş çocuk küçük bir şeydir. Bir çocuk belki de en büyük şeydir.’’ Öğretmenlerimiz kendilerine emanet edilen yarının büyüklerini titizlikle, özenle,özveriyle en iyi şekilde yetiştirmek sorumluluğuyla başbaşadırlar.

Günümüzde ulusların en büyük zenginlik kaynağı iyi yetiştirilmiş DONANIMLI ve NİTELİKLİ insan gücüdür. Adalar ülkesi Japonya’nın, İrlanda’nın, İngiltere’nin, ABD’nin Avrupa Birliği ülkelerinin gelişmelerinin ve süper güç olmalarının sırrı burada yatmaktadır. Onlar çağdaş değerlerle insan yetiştirmiş ülkelerdir.
Dünya ülkelerine baktığımızda eğitime insanına değer veren ülkelerin yükseldiğini, ileri gittiğini; eğitimi, insanı ihmal eden ülkelerin ise geri kalmışlığın ve cehaletin kör karanlığında kaybolup gittiğini açıkça görüyoruz.

Bizim ise kalkınma savaşında debelenip durmamız, gittikçe artan sorunlarla cebelleşmemiz kalkınma ve gelişmede gerekli olan nitelikte insan yetirememiş oluşumuzdandır.

Kalkınma bir SİSTEM ve ORGANİZASYON bütünüdür. Sistemi düzeltmeden tek tek olayları ve olumsuzlukları düzeltmeye çalışmak uzun dönemde zaman kaybından başka bir işe yaramaz.
NECİP HOCAM BU BAKIMDAN ÖĞRENCİLERİ YALNIZCA MATEMATİKLE BARIŞTIRMAK YETMİYOR! ÖĞRENCİLERİ TÜRKÇE,TARİH, COĞRAFYA, KISACA TÜM DERSLERLE ÇEVREYLE, İNSANLARLA, HAYATLA, KENDİLERİYLE BARIŞTIRMAK GEREKİYOR. ÖĞRENCİLERİ KÖRÜ KÖRÜNE EZBERCİLİKTEN KURTARARAK DÜŞÜNEN, SORGULAYAN, ARAŞTIRAN KENDİNE GÜVENEN, HAYALLERİNİ GERÇEKLEŞTİREBİLEN İNSANLAR OLARAK YETİŞTİRMEK GEREKİYOR.

Okullarımızı girdi-çıktı açısından hammaddelerden değerli madenler üreten üretim tesislerine benzetiyorum. İşletmelere mevcut halleriyle görünüşte hiçbir işe yaramayan kum ve toprakla karışık giren maddeler çeşitli süreçlerden geçtikten sonra işlemin ve maddenin cinsine göre altın, cam, demir olarak çıkar. Çıkanlar her madde mutlaka bir işe yarar. İşletmede israfa, verimsizliğe, yanlışlığa ihmale yer yoktur. Üretimde kaliteyi, yeniliği, verimliliği ve Pazar durumunu dikkate almayan işletmelerin ayakta kalması mümkün değildir. Kalitesiz, işe yaramayan mal üreten işletmeler kısa zamanda kendi sonlarını hazırlamış olurlar. İflas eden tesisler ise bir süre sonra kapatılır.

Pekiyi ya okullarımızda durum böyle mi? Bu soruya olumlu cevap vermek maalesef mümkün değildir. Okullarımız bu halleriyle istenen kalite ve nitelikte insan yetiştirememektedir. Okullarımızda büyük ölçüde insan, emek, zaman ve kaynak israfı söz konusudur.

Okullarımız 5,8,11,12 yıl eğittiği öğrencilerini bir üst öğrenime bile hazırlayamadıklarından çığ gibi büyüyen kar amaçlı DERSHANECİLİK SİSTEMİNE yenik düşmüştür.

Ayrıca insanın ilgi ve yeteneklerini ortaya koyması gereken SINAV SİSTEMİMİZİN, bilimsel araştırma ve geliştirme yerleri olması gereken ÜNİVERSİTELERİMİZİN durumu da baştan sona hazin bir hikayedir.

Sözün özü eğitim sistemimiz kendisinden bekleneni veremeyen BİLGİ ÇAĞININ insanını yetiştiremeyen, çözüm yerine sorun üreten, çağın gerisinde kalmış, ömrünü tamamlamış ’’Bir dokun bin ah işit.’’ Misali bir manzara arz etmektedir.

Lütfen ellerinizi şakaklarınıza koyup şöyle bir düşünün. Büyük Atatürk’ün gösterdiği çağdaş uygarlığın üzerine çıkma hedefinin neresindeyiz? Milli gelir sıralamasında dünyanın neresindeyiz?

Yalnız eğitim mi?……..

Eğitim, sağlık, yönetim, adalet, siyaset, sosyal güvenlik sistemleri, araştırma, geliştirme ve buluş çalışmalarında ulusal beklentilerin ve dünya standartlarının çok gerisindeyiz. Kısaca ulus olarak biz olmamız gereken yerlerde değiliz.

Olmamız gereken insanlar olamadık. Gelenekseli bilimsele dönüştüremedik. Biz yerinde sayarken koşan dünyaya yetişemedik. Artı değerler yaratılması, bilginin üretime dönüştürülmesi demek olan BİLGİ ÇAĞININ gereklerini yerine getiremedik….

İçinizden ’’Ama Türkiye Dünkü Türkiye Değil‘’ dediğinizi duyar gibi oluyorum. Haklısınız.

Ülkemizde dünden bu güne yapılanları küçümsemek gibi bir düşüncem yok ama yapmamız gerekenler yaptıklarımızdan kat be kat daha fazladır. İnanın ki dünya da eski dünya değildir. Günden güne katlanarak artan yeniliklerle ve buluşlarla baş döndürücü bir şekilde ilerlemektedir. Devletler globalleşmenin verdiği rahatlıkla yer kürenin her yerinde amansız bir rekabet içindedirler. Daha iyiye ve ileriye doğru ekonomik, sosyal ve kültürel yarışı sürdürüyorlar. İşte bu dünyada geri kalmışlık GEÇ KALMIŞLIK anlamına geliyor.

Öyleyse HEMEN ŞİMDİ bir an önce hızımıza hız, gücümüze güç katarak yola düşüp yarışa katılmalıyız. Dün yiğitlikte, mertlikte, dürüstlükte olduğu gibi bu gün de çalışkanlıkta, bilimde, teknikte, teknolojik yeniliklerde öncü olmalıyız. Bunları başkalarından himmet ve yardı beklemeden kendi öz gücümüzle yapmalıyız. Doğu Bilgesi Konfüçyüs’ün dediği gibi ’’KARANLIKLARDAN ŞİKAYET ETMEK YERİNE BİRER MUM DA BİZ YAKMALIYIZ.’’ Yakmalıyız ki karanlıkların kalbinde bir tutam ışık parıldasın. Yaktığımız bu ışıklar aydınlık şafaklara bir çağrı olsun.
Haydi hemen şimdi İYİYE, İLERİYE VE GÜZELLİKLERE doğru bir adım daha atın. Durup dinlenmeden kendinize, çevrenize, ulusunuza yararlı bir iş daha yapın. Yapın ki tadına hep birlikte varalım başarıların. Haydi hemen şimdi…

Evet Sevgili Necip Hoca, Matematikle barışıyorum derken nereden nereye geldik. Geldik ve gördük ki bilgi çağının ötesine geçmek için daha yapacak çok ama çok işimiz var. Sen bu yolda ileriye doğru güzel bir adım attın. Bir uzak yolculuğa başladın. Şimdi sen kendini daha da geliştirerek BİLGİ ÇAĞININ EĞİTİMİ ve BİLGİ ÇAĞININ ÖĞRETMENİNİ yazmalısın. Bunlar yerine oturursa göreceksin ki bütün sorunlar çok daha kısa zamanda ve çok daha kolay çözülecektir. Başladığın yolda yenilerini eklemelisin eserlerine.

Bu arada Milli Eğitim Bakanlığımızın da eğitim sistemiyle ilgili güzel çalışmaları ilgiyle izliyorum. Umarım sizler gibi hizmet arzusuyla dolu değerli öğretmenlerimizde katkılarıyla eğitim davamızın sorunları temelinden çözülür. Çözülürde aydınlık yarınların yolu,uygarlık ufuklarının önü sonsuza dek açılır ve ÇAĞDAŞ ve BÜYÜK TÜRKİYE RÜYASI gerçek olur hepimizin…

Ben buradan binlerce teşekkür ediyorum,bu ülkeyle yola çıkanlara ve bu rüyayı gerçekleştirme çabası içinde olanlara.

Gökhan Veli KİŞİOĞLU
Emekli Vali Yardımcısı

GÖKHAN VELİ KİŞİOĞLU KİMDİR?

Gökhan Veli Kişioğlu, Kahramanmaraş’ın Göksun ilçesinin Değirmendere köyünde doğdu.

İlk, orta, lise ve öğretmen okulunu takiben İstanbul Çapa Enstitüsü’nü bitirdi. Gökhan Veli Kişioğlu Mardin ve İzmir Kınık İlk Öğretmen Okulları’nda bir süre öğretmenlik ve yöneticilik görevlerini sürdürdü.

Bu sırada Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi ile Türkiye Ortadoğu Amme İdaresini bitirip “Kamu Yönetimi Uzmanı” olduktan sonra avukatlık stajını da İzmir’de tamamladı.

Vali Yardımcısı Kişioğlu, İçişleri Bakanlığı’nın açtığı kaymakamlık sınavını birincilikle kazandı.

Kişioğlu sırasıyla, Hatay Altınözü Kaymakamlığı, Edirne Lalapaşa Kaymakamlığı, Zonguldak Çaycuma Kaymakamlığı ve Belediye Başkanlığı, Antalya Vali Yardımcılığı ve Hava Limanı Mülki İdare Amirliği, İzmir Kemalpaşa Kaymakamlığı, Muğla Marmaris Kaymakamlığı, Gaziemir Kaymakamlığı ve İzmir Adnan Menderes Hava Limanı Mülki İdare Amirliği, Eskişehir Vali Yardımcılığı, Gaziantep Vali Yardımcılığı görevlerini ifa etti.

Vali Yardımcısı G. Veli Kişioğlu, Altınözü Kaymakamlığı sırasında üç ay Almanya ve İsviçre’de, Antalya Vali Yardımcılığı sırasında da bir yıl İngiltere’de Yabancı Dili Geliştirme ve Mahalli İdarelerle ilgili çalışmalar yaptı.

Kişioğlu, Japonya’da düzenlenen Uluslar arası Havacılık Konferansına ülkemizi temsilen katılarak bir ay süreyle incelemelerde bulundu.

Afyonkarahisar Vali Yardımcılığından emekli olan Gökhan Veli Kişioğlu, evli ve iki çocuk babasıdır.

165 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın