EĞİTİM İMECEMİZ MATEMATİK KAFE'YE HOŞ GELDİNİZ...

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/matematikarge/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
ÜYELİK GİRİŞİ
MAKALELER
EĞLENCELİ MATEMATİK
ONLİNE İNGİLİZCE
 online ingilizce
KONU ANLATIM
SİTE HARİTASI

MATEMATİK, MÜZİK VE OYUN!

19/07/2020

MATEMATİK, MÜZİK VE OYUN!


Bu makalem önceki yıllarda yetkin müzik otoritelerinden olan Anjelika Akbar Hanım'ın editörlüğünü yaptığı bilinclianne.com web sitesinde yayınlanmıştır.

Hafıza Eğitimi ile tanışmam 2000’li yılların başlarında olmuştu. Hafıza eğitiminde beynin sağ ve sol loblardan meydana geldiğini bir lobun matematik ve mantık ağırlıklı çalışırken diğer lobun ise müzik, ritm, hayal gücü, renkler ve espri yönünün daha ağırlıklı çalıştığını öğrenmiştim.

Daha sonra bu alana ilgi duyduğum için hafıza eğitimiyle ilgili 2-3 kitap edindim. Bu kitaplardaki bilgi ve uygulamalar bana öğrendiklerimi eğitim alanında kullanmanın çok faydalı sonuçlar sağlayacağını gösterdi.

Hemen öğrendiklerimi hayata geçirmeye karar verdim. Sınıfımdaki istekli öğrencilerden bir grup oluşturarak çalışmalara başladım. 1999 yılı sonunda ve 2000 yılı başında öğrencilerle birlikte Eskişehir’de Kanal 26 TV’de “Hafıza” gösterileri yaptık.

Bu arada bir arkadaşın verdiği bir broşürle “Mega Hafıza” sahibi Melik Safi Duyarı ve “Hafıza Eğitimi” setlerini tanıdım. Tüm setleri alarak incelemeye başladım. 2000 Yılı Ekim ayında da Mega Hafıza sahibi Melik Safi Duyar’dan randevu alarak görüştüm.
Hafıza Eğitimi setlerinden öğrendiklerim ışığında o yıllarda daha tasarım safhasında olan projelerimi Melik Bey’e anlattım. Onun da projelerimi mantıklı bulması üzerine hem hafıza çalışmalarına devam ederek 2001 yılında Kütahya’da faaliyet gösteren Kanal 43 TV’de hafıza gösterilerine devam ettim hem de matematik alanında matematiği eğlenceli hale getirme çalışmalarına devam ettim.

Yaptığım uygulamaların öğrenciler tarafından çok sevilmesi üzerine bu çalışmaları daha da çeşitlendirmeye karar verdim. Bunun sonucunda kendi imkanlarımla “Noter Tasdikli Tekerlemeli Çarpım Tablosu”, çarpım tablosu öğretiminin ipuçlarını gösteren “Süper Çocuklar “ şarkısını; daha da sonraları “Sayı Treni” şarkılarını yaptım. Şu anda 20’ye yakın çalışmama ekonomik nedenlerle şimdilik ara vermek zorunda kaldım. İnşaallah şartlar oluştuğunda çalışmalarıma kaldığım yerden devam edeceğim.

O sıralar yaptığım çalışmalar anlaşılmayıp şüphe ile karşılansa da daha sonraki yıllarda medyada konu ile ilgili çıkan haberler benim bu çalışmaları başlatmakta ne kadar doğru bir iş yaptığımı ortaya koymuştu. Hatta Eskişehir’deki yerel ve ulusal basında görevli gençler ve bazı dostlar “ Hocam, insanlar baştan sana gülüyordu ama senin söylediklerin birer birer gerçekleşiyor.” diye itiraflarda bulundular.

Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikri Akdeniz’in “Matematiği Oyunla Sevdirin” çalışması, Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Matematik Bölümü Öğretim Üyesi Yard. Doç. Dr. Şevket Civelek’in yaptığı araştırmada, başarısızlığın temelinde öğretmenlerin matematiği sevdirememesinin ana neden olduğunu ortaya koyması ve öğretmenlere öğrencilerin sıkılmaması için matematik konularını “esprili bir şekilde anlatmayı” tavsiye eden haberi ve Uluslararası Matematik Proje Yarışması’nda dünya ikincisi olan Özel Servergazi Fen Lisesi 2. sınıf öğrencisi Bekir Danış, matematikte başarılı olmasının sebebini öğretmeninin matematiği sevdirmesine bağlaması araştırmamı doğruluyor. 6. sınıfta öğretmeninin eğlenceli matematik sorularıyla matematiği sevdirdiğini söyleyen Daniş, bu sayede dersten zevk almaya başladığını anlatıyor.

20 Eylül 2006 tarihli medyada çıkan bir haberde Kanada McMaster Üniversitesi’nden bilim adamlarının yaptığı bir araştırma sonuçları, müzik derslerinin çocukların hafıza ve öğrenme yeteneklerini geliştirdiğini ortaya koyduğunu ifade ediyordu.

ABD’de 1944`ten bu yana otizmden depresyona pek çok psikolojik rahatsızlığa karşı müzikle terapi yöntemi uygulanıyor. Terapistler müzik dinlerken ya da yaparken beyin ve bedenin uyarıldığını açıklıyor. Berklee Müzik Terapisi Programı`nın kurucusu ve başkanı Suzanne Hanser, müziğin duyulduğu an, kişileri direkt olarak duygusal ve fiziksel anlamda etkilediğini belirtiyor. Programın öğrencilerine göre, yöntem hem bir çeşit sanat, hem de tıbbi bir bilim. (Radikal)
Benim de yaptığım uygulamaların öğrenci ve velilerde bıraktığı olumlu sonuçlar bana yaptığım çalışmaların ne kadar doğru olduğunu gösteriyordu. Farkına vardığım diğer bir gerçek de hayatın her alanında yer alan müzikten, matematikte ve eğitimde yeteri kadar faydalanmadığımız gerçeği idi. Gelin müzik hayatın hangi alanlarında kullanılıyor, bir göz atalım:

HAYATIMIZDA MÜZİK:

1-Sporda: Kocaman, kocaman adamlar takımlarının marşlarıyla coşuyor, şovlar yapıyorlar.

2-Dini duyguları telkinde ( özgün müzik, ilahi ) müzik sıkça kullanılıyor.

3-Eğlencede: Çocuklara eğitim ve öğretim amaçlı müzik yapmamız için yardım etmeyen kocaman ve kocaman adamlarımız ”Manda yuva yapmış söğüt dalına” türküsünü duyunca yerinde duramayıp piste fırlıyor.

4-Tıpta: Ruhsal sorunlarda ve otistik çocukların tedavisinde.

5-Reklamlarda ürünleri tüketiciye pazarlamak için. Amaçlarına fazlasıyla ulaşıyorlar da…

6-Seçimlerde partiler seçmeni tavlamak ve avlamak için müziği araç olarak sonuna kadar kullanıyorlar.

Bu kadar alanda kullanılan müzik matematikle dargın mı acaba? Siz hiç matematikten bahseden bir şarkı duydunuz mu? Bir dakika özür dilerim. Var, tamam var! ”Kendimden kendimi çıkardım. Sıfır kalmaz. Matematik yalan söylüyor hocam.” Tuh ! Bir tane var, o da matematiği kötülüyor.

Çevremizde toplumun her kesiminden ve her zaman “Matematik bize hayatımızda ne zaman lazım olacak? “ sorusuyla sık sık karşılaşmışızdır. Çocuklarımıza bazen çap pat, çoğu zaman da eveleyerek, geveleyerek nerede lazım olacağını anlatmaya çalışmışızdır. Bir de ezber yüzünden matematikten başarısız olmuş çocuklar için bu soru matematikten birer kaçış yolu olarak ortaya çıkar. Futbol takımlarının neredeyse hepsinde takımı coşturmakta için onlarca marş yazılıp söylendiği halde matematiğin hayatta kullanıldığı yerleri anlatan bir şarkımız bile maalesef yoktur.

Eskişehir’de 2007 yılında çarpım tablosunu ezberlemede sıkıntı yaşayan bir anne ezbersiz öğrenme için benden yardım istemişti. Evlerine gittiğimde “Hocam, kızım matematik bana hayatın neresinde lazım olacak diye soruyor. Ben de dilimin döndüğünce anlatmaya çalışıyorum. Lise mezunu olduğum halde verdiğim cevaptan ikna olmuyor.” diyerek yardım istemişti. Ben de sözleri ve bestesi kendime ait ama maddi imkansızlıklardan dolayı müziğini yapamadığım aşağıdaki şarkıyı kızımıza söylemiştim.

HER YERDE MATEMATİK

Pazarda matematik, Sporda matematik, Her zaman söyleriz, Şarkıda matematik. Her şeyde matematik, Beynimiz otomatik, Her zaman söyleriz, Şarkıda matematik.

Şarkıyı dinledikten sonra annesine “Matematik bize hayatın neresinde lazım olacak? “ diye soran kızımız sus pus olmuş, kıs kıs gülüyordu.

Öğretmenlik yaptığım yıllarda yaşadığım bir hatıra esprili anlatımın önemini bana çok güzel göstermişti.

Medyada çıkan bir haberde de Çukurova Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi İstatistik Bölüm Başkanı Prof. Dr. Fikri Akdeniz, yaptığı açıklamada, öğrencilerin büyük çoğunluğunun matematik dersinden korktuklarını ve bunun da eğitim başarısını olumsuz yönde etkilediğini kaydetti. Dersteki başarının devamlılık ve ezberden uzak kalma ile yakından ilgili olduğunun altını çizen Akdeniz, şöyle konuştu:

``Matematik bir piramide benzer. Temel yoksa, bir kat yukarı çıkamayız. Bu nedenle derslerde geri kalmamak son derece önemlidir. Bir ay yaşanan sıkıntı sonucunda öğrenci, bütün eğitim hayatı boyunca derslerinde güçlük çekecek ve hata yapma endişesi nedeniyle matematikten korkacaktır.``

Matematik derslerinin ezberden uzaklaştırılması ve bilimsel düşünme gücünün kazandırılmasının önemine değinen Akdeniz, ``Çocuğunuzun matematiği sevmesini istiyorsanız, ona oyun oynatın. Satranç gibi oyunlar, bilimsel düşüncenin gelişmesini sağlar. Yapacağı hamlede düşünmeyen kişi matematiği sevmez. Çocuğa yenmenin zor olduğunu, bunun için uzun süre düşünmek gerektiğini kavratmalıyız. Bu başarının önünü açar`` diyordu.

Bir yerde çocuk ve oyun varsa müziğin de oyunun ayrılmaz bir parçası olduğunu biliyoruz. Bırakın çocukları biz yetişkinler bile müziği duyduğumuzda kanımız kaynıyor, yerimizde duramıyoruz. Diğer yandan bir çok anne ‘’Çocuklarımız daha okula başlamadan bir çok şarkıyı kolayca öğrendikleri halde derslerde neden sıkıntı yaşadıklarını anlamakta zorlanıyoruz.’’ diye dert yanıyor.

Yapılan bilimsel araştırmaların sonuçları önümüzdeki yıllarda müziğin matematik öğretiminde daha etkin ve yaygın olarak kullanılması gerektiğini ortaya koyuyor. Bu konudaki çalışmalar şüpheyle karşılanıp çok yavaş yürüse de inanıyorum ki elde edilen olumlu sonuçlar yapılan çalışmaları daha da hızlandırıp yaygınlaştıracaktır.

EĞİTİMCİ YAZAR NECİP GÜVEN

ANJELİKA AKBAR KİMDİR?

Müzik dünyasının unutulmaz isimlerinden olan Piyanist, besteci ve yorumcu Anjelika Akbar duyduğu bir notayı hiç bir referansa ihtiyaç duymadan başka bir nota ile karşılaştırmadan tanıma yeteneğine sahip Mutlak kulak yeteneği sahibidir. Annesi müzisyen, babası ile hem müzisyen hemde felsefeci ve filozof’tur.

Piyano eğitimini henüz 2.5 yaşında iken almıştır. 4 yaşında iken Mutlak Kulak yeteneği fark edilmiş ve 4.5 yaşında iken Moskova Devlet Konservatuvarı üyelerinin dikkatini çekmiştir. 5 yaşında iken yapmış olduğu besteleri meşhur Rus besteci Andrei Eshpai duyduğunda bestelerin babasına ait olduğunu düşünerek çok yeteneklisiniz bayım sizi parlak bir bestecilik hayatı bekliyor demiştir.

1999 yılında Su isimli ilk albümü müzik piyasasına girmiş ardından 2002 senesinde Zara ve Rana Pirinçcioğlu ile birden Bir’e adyı albümde farklı bir çizgi yakalamıştır. 2003 yılında Besteci Ali Darmar ile birlikte çalışmaya başlamıştır. Yorumcu ve besteci kimliğinin yanı sıra yazarlıkta yapan Anjelika Akbar 2011 yılında İçimdeki Türkiyem adlı bir kitabı yayınlamış ve kitapta Türkiye’de geçirdiği 20 yılı kaleme almıştır. Ayrıca Uçan Köpek Baaşa isimli bir kitabı daha vardır.

Albümleri ise, Bach A L’Oriantale, Bir Yudum Su, Raindops by Anjelika, İçimdeki Türkiyem, Likafoni, Beni Unutma Orjinal Film Müzikleri, Mutlu Aşk Şarkıları Hakan Aysev beraber.

1993 yılında Türk vatandaşlığına geçmiş ve Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kurucu Öğretim kadrosuna dahil olmuştur. Bugüne kadar ulusal ve uluslararası bir çok ödülün sahibi olan Anjelika Akbar en son 2017 yılında Şener Şen’in başrol oynadığı Yol Ayrımı isimli sinema filminin müziklerini hazırlamıştır.

Necip Güven
24 kez okundu

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın