Matematik Kafe, Matematikya...

Eğitim İmecesine Hoş Geldiniz...

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/matematikarge/
  • https://www.twitter.com/https://www.facebook.com/annebabaokulu.net/
Translate
Psikoloji
Site Haritası
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi6
Bugün Toplam278
Toplam Ziyaret389378

Prof. Dr. Necati Cemaloğlu

Prof. Dr. Necati Cemaloğlu
necaticemaloglu@hotmail.com
Seyirci Etkisi
08/09/2019
Prof. Dr. Necati CEMALOĞLU

Seyirci Etkisi

2019 yılı içerisinde Kırıkkale’de yaşanan Emine Bulut cinayeti, 1964 yılında Amerika’da yaşanan Kitty Genovese cinayeti ve 30 Kasım 1946 yılında Belgrad’ta yaşanan Marina Abramovic olayı, toplumun duyarsızlığını göstermiştir. Bu olaylar, basına yansıdığı için bilgi sahibi olunmakta ve yorum yapılabilmektedir. Ancak basına yansımayan yüzlerce olay da bulunmaktadır.
 
Toplum, gözü önünde yaşanan bu olaylara neden tepki göstermemekte ya da gösterilen tepki neden kifayetsiz kalmaktadır?
 
Bu sorunun sosyal psikolojideki karşılığı “Seyirci Etkisi” (Bystander Effect) olarak tanımlanır. Seyirci etkisi, bir olumsuz olaya şahit olanların o olumsuz olaya müdahale etmemesi, seyirci kalması ve duyarsız davranışlar sergilemesidir.
 
Seyirci Etkisi ile ilgili olarak John Darley ve Bibb Latane isimli iki psikolog tarafından bir çalışma başlatıldı. Denekler tek başlarına veya birden fazla kişiyle birlikte bir odaya alındılar, odada bulunan ve bir tür nöbet geçiren sahte deneğe verdikleri tepkiler incelendi. Elde edilen bulgular; odada mağdurla tek başına bulunan deneklerin, odada 3-4 kişi ile birlikte bulunanlara göre kişiye yardım etme olasılığının daha fazla olduğunu ve aynı şekilde daha hızlı harekete geçtiklerini gösterdi. Odada bulunan denek sayısı arttıkça, nöbet geçiren sahte deneğe müdahale etme oranının azaldığı ve müdahale etme süresinin uzadığı gözlendi. Bu duruma göre, olayın yaşandığı ortamda bulunan kişi sayısı arttıkça, seyirci etkisinin de görülme olasılığı aynı oranda artmaktadır.
 
John Darley ve Bibb Latane’e göre bu duruma iki sebep etki etmektedir. Birincisi, böyle olumsuz olaylarla karşılaşan insanlar, başkalarının da bu olaya şahit olduğunu gördüğünde sorumluluklarını diğer insanlarla paylaştığını düşünürler (polisi başkaları arar v., gibi). İkinci olarak da, olayın ciddi olup olmadığına karar verememeleridir. Örneğin, komşudan gelen kavga sesleri basit bir karı koca kavgası mıdır yoksa cinayete varabilecek bir olay mıdır? Ya da bu olay bir kamera şakası mıdır? Böyle bir duruma müdahale ettiği zaman gülünç duruma düşme riski var mıdır? Bu sebepler bireylerin toplum içerisinde yaşanan olaylara müdahale etme olasılığını düşürmektedir.
 
Seyirci kalma etkisi üzerine yapılan birçok deney vardır. Bu deneylerden biri de plajda yapılmıştır. Plaja gelen bir kişi, yani deneyden haberi olan insan, plajda serdiği havlunun üzerinde radyosunu bırakmış ve bir şeyler almak için ortamdan uzaklaşmıştır. Daha sonra deney gereği hırsız olarak rol yapan biri gelip radyoyu çalmaya kalkışmıştır. Duruma müdahale eden ve hırsızı yakalamaya çalışanların oranı sadece %20 civarındadır. Buna karşılık radyo sahibi, çevresindekilere bir şeyler almak için markete gitmesi gerektiğini ve radyosuna göz kulak olmalarını söylediğinde, yani çevresindekilere sorumluluk yüklediğinde, hırsıza müdahale edenlerin oranı %90 düzeyine çıkmıştır. Bu duruma göre, bireyler bir olayda kendilerini sorumlu hissettikçe, olaya müdahale etme düzeylerinde de artış yaşanmaktadır.
 
Amerika’da seyirci kalma etkisi üzerine yapılan bir araştırmada; işe eleman almak için verilen bir ilana başvuran kişiler, başvuru formunu doldurmaları için bir odaya alınır. Kişi, formu doldururken odada yalnız bırakılır ve odanın bir tarafından da içeriye yavaşça duman verilir. Odada sadece bir kişi bulunduğunda, kişilerin % 75’i, durumu ilgililere haberdar etmektedirler. Diğer bir ifade ile odada tek kişinin bulunduğu 100 adet deneyde, 75 kişi, dumanı bir tehdit olarak algılayıp, idareyi haberdar etmektedir. Buna karşılık, odaya, başvuru formunu doldurması için 3 kişi alındığında, haberdar etme oranı % 38’e düşmektedir. Toronto’da yapılan başka bir deneyde ise, tek kişide bu oran % 90 iken, üç kişi ile yapılan deneyde % 16 oranına düştüğü gözlenmiştir.
 
Araştırmaların çoğunda görüldüğü gibi kalabalık ortamlar insanlar için çok fazla güvenilir değildir. Toplum arasında kalabalık ortamlarda olumsuz bir durum yaşanması halinde başkalarının sürece müdahale edeceğine ilişkin algıları tamamen bir şehir efsanesi niteliği taşımaktadır. Başka bir anlatımla, kalabalık ortamlarda bireylerin sorumluluk alma oranı düşmektedir.
 
2019 yılı içerisinde sabah fakülteye derse giderken bir aracın çok yakın zamanda takla attığını, arabadan dumanlar çıktığını gördüm. Olay mahallinde bazı kişiler vardı. Oradan geçen araçlar biraz yavaşlıyor sonra da hızlanıp geçiyordu. Meraklı kalabalık ise cep telefonları ile kayıt alıyordu. Kazaya müdahale edenlerin oranı ise çok düşüktü.
 
Seyirci etkisi sosyal psikolojide tanımlandığına göre, seyirci etkisinin ortadan kaldırılması için neler yapılabilir?
 
Seyirci Etkisi ile ilgili deneylerde de görüldüğü gibi, bireyler kitlesel bir bilinç kazanmakta ve bu bilinç düzeyi ile hareket etmektedir. Bu bilinç düzeyini yaşayan bireylerde seyirci etkisi daha fazla olmakta, toplumsal duyarsızlık hat safhaya çıkmaktadır. Bu sorunu çözebilmek için hem yetişkinlere hem de öğrencilere yoğunlaştırılmış “Duyarlılık Eğitimi” verilebilir. Duyarlılık eğitimi, grup içinde yoğun tartışma ve etkileşim yoluyla, bireylerin kendilerini ve başkalarını daha iyi tanımala­rına katkıda bulunmayı amaçlayan psikolo­jik bir tekniktir. Çoğunlukla küçük olan grupların belli bir yapısal düzenlemesi yok­tur ve kendi hedeflerini kendileri seçerler. Grubun başında genellikle, bu konuda eği­tim görmüş bir lider bulunur. Liderin işlevi, grup üyeleri için güvenli bir ortam sağla­mak, böylece kendilerini özgürce ifade etmelerine ve başkalarıyla ilişkilerinde yeni yollar denemelerine yardımcı olmaktır. Ama lider, elden geldiğince tartışmaların dışında kalır. Tartışılacak konular grup üyelerince ortaya atılır ve üyeler arasındaki etkileşim çok çeşitli duyguların gelişmesine olanak sağlar. Lider, kendilerinin ve başkala­rının tepkilerini sözlü olarak inceleyip sor­gulamaları için üyeleri yüreklendirir.
 
Karşı­lıklı güven duygusu geliştikçe, kişiler arasın­da iletişimin de artacağına, böylelikle deği­şen tutumların, üyelerin grup dışındaki ilişkilerine de yansıyacağına inanılır. Ama çoğu zaman, bu değişimler kalıcı olmamak­tadır. Duyarlılık eğitiminin en çok, yoğun ve kesintisiz toplantılar biçiminde gerçek­leştirildiğinde etkili olduğu görülmüştür. Birkaç gün boyunca sürekli bir araya gelen gruplar buna örnektir. Bu gruplarda eğitim gören kişilerin hem küçük hem de büyük gruplarda görülen seyirci etkisinin ortadan kalkmasına yönelik daha kararlı davranışlar sergiledikleri görülebilir.
 
Sonuç olarak seyirci etkisinin varlığını ortaya koyan yüzlerce araştırma vardır. Bu araştırmalar, kişi sayısı arttıkça olaya müdahale etme oranı azalmakta, kişi sayısı azaldıkça olaya müdahale etme oranı artmaktadır. Bu durumun benzeri Ringelmann Etkisi olarak bilinen çalışmada da görülmüştür. Ringelmann’ın 1913 yılında yaptığı halat çekme araştırmasında, halat çeken kişi sayısı arttıkça, kişilerin halata asılma oranı azalmıştır. Bu bir tür “Sosyal Kaytarma” davranışı olarak da tanımlanabilir. Bu tür sorunları çözebilmenin yolu toplumsal duyarlığı artırmaktan geçer. Bu amaçla “Duyarlık Eğitimi” verilebilir. Duyarlık eğitimi iki tür eğitim programı ile verilmesi uygun olabilir. Birincisi yetişkinlere yönelik, ikincisi ise halen öğrenciliği devam edenlere yönelik düzenlenebilir. Öğrencilere yönelik eğitim ders konularına yedirilmek suretiyle verilir. Yetişkin eğitimi için, kurs, televizyon programları, diziler yoluyla subliminal mesajlar şeklinde işlenebilir. Ayrıca yaygın eğitim yoluyla bu eğitimlere farklı boyutlar kazandırılabilir. Bunlara ek olarak yazılı belgeler, broşürler oluşturulup, video kayıtları sosyal medya yoluyla paylaşılabilir. Din eğitimi veren kurumlarda, camilerdeki hutbelerde ve vaizlerin yaptığı vaazlarda da duyarlılık eğitimine ilişkin, konunun dini yönü ele alınıp cemaate anlatılabilir. Böylece toplumsal bilinç düzeyi artırılmaya çalışılır.
 
Kaynakça
 
Buğa, D. (2012). Seyirci Etkisi. http://duygubuga.blogspot.com/2012/07/seyirci-etkisi.html (Erişim Tarihi: 07.09.2019)
 
Bystander Effect. https://www.psikonot.com/seyirci-kalma-etkisi-bystander-effect/ (Erişim Tarihi: 07.09.2019)
 
Duyarlık eğitimi tekniği Nedir? https://www.derszamani.net/duyarlilik-egitimi-nedir.html
 
Kitty Genovese Olayı ve Seyirci Etkisi. https://kisiselbasari.com/kitty-genovese-olayi-ve-seyirci-etkisi.html (Erişim Tarihi: 07.09.2019)


34 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Öğretmen Etkisi - 23/09/2019
Öğretmen Etkisi
Vefalı Olmak - 14/09/2019
Vefalı Olmak
Toplumsal Duyarsızlık - 31/08/2019
Toplumsal Duyarsızlık
Herkesi Memnun Edemezsiniz - 25/08/2019
Herkesi Memnun Edemezsiniz
Yönetim Boşluk Kabul Etmez - 18/08/2019
Yönetim Boşluk Kabul Etmez
Çocuklara Yalnız Kalmayı Öğretin - 18/08/2019
Çocuklara Yalnız Kalmayı Öğretin
Tembeller Daha Çok Yorulur - 08/08/2019
Tembeller Daha Çok Yorulur
Beşik Uleması - 06/08/2019
Beşik Uleması
Damlaya Damlaya Buhar Olur - 21/07/2019
Damlaya Damlaya Buhar Olur
 Devamı