Matematik Kafe, Matematikya...

Eğitim İmecesine Hoş Geldiniz...

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/matematikarge/
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikbilmeceleri
Translate
Psikoloji
Site Haritası
Doğan Ceylan
doganceylan@gmail.com
Çocuklara 21. Yüzyıl Becerilerini neden kazandıramadık?
07/01/2020
Çocuklara 21. Yüzyıl Becerilerini neden kazandıramadık?

Çocuklarımıza 21. yüzyıl becerileri kazandırmak gündemimizde. 2004 yılında  öğretim programları değiştirildiğinde, çocuklara “eleştirme, sorgulama, problem çözme, empati kurma, iletişim” gibi beceriler kazandırılmasına bir çok derste yer verildi. Bu beceriler Türkçe dersine de Matematik dersine de konuldu. Şimdilerde bu becerilere 21. Yüzyıl becerileri der olduk. Sayın bakanımız Ziya SELÇUK’un ifadesiyle aslında bunlar her dönem insanının, kazanması gereken kadim beceriler.
 
Bu becerilerin programlarda yer almasının üzerinden  15 yıl geçti. O zaman birinci sınıfa başlayan çocuklar şu anda üniversiteden mezun olmak üzereler. Peki bu gençler bakanlığın amaçladığı 21. Yüzyıl becerilerini kazanmış durumdalar mı? Kazanamamışlarsa sorun nerede?
 
Etrafımıza baktığımızda, ellerindeki telefondan başlarını kaldırıp da karşılaştıktları insanlara selam vermekten aciz, duygu düşüncelerini iki kelime ile ifade edemeyen, kendi sorunlarını çözemeyen, anne baba himmetiyle ayakta duran,  toplumsal sorunlara karşı son derece duyarsız, başkalarını anlamayan, empati kuramayan, yanlışları sorgulayamayan, eleştirileri yemek programları kıvamından öte gidemeyen, ekip çalışmalarına uyum sağlayamayan asosyal bir geçlik görüyoruz. Bu gençlerin amaçlanan becerilerin neredeyse hiçbirini kazanamadıkları ortada. Bırakın 21. Yüzyıl  becerilerini, günlük yaşam becerilerinin bile çoğunu kazanamamış durumdalar.
 
Sorun nerede?
 
Bunu okullar ve aileler açısından ele alacağım.
 
Öğretmenin inanmadığı hiçbir eğitim hedefi gerçekleştirilemez. Öğretmenler öğrencilere bu becerileri kazandırma konusunu hiç önemsemediler. Programlar değişti ama öğretmenler kendi bildiği gibi ders işlemeye, konu anlatmaya devam ettiler.  Ders kitapları değiştirilerek içeriğine öğrencilere bu becerileri kazandırmaya yönelik etkinlikler konuldu ama bir kısım öğretmen bunları derslerde işlemek yerine ev ödevi olarak verdiler. Türkçe  dersinde  dilbilgisi işlemeye, matematik dersinde soru çözmeye devam ettiler.
 
Okul yönetimleri  öğretmenlerin çalışmalarını izlemediler. Öğrencilerin 21. Yüzyıl becerilene sahip olup olmadıklarıyla ilgilenmediler. Onlar için önemli olan iyi liselere birkaç öğrenci sokulması ve törenlerde kıpırdamadan duran, hiç sesi çıkmayan sınıfların olmasıydı.
 
Anne babalara gelince; onlar okulu kurtarıcı olarak gördüler. Kendi evlerinde çocuklarına bu becerileri kazadırmaya yönelik çalışmalar yapmadılar. Oysa bu becerilerin çoğu daha küçük yaşlardan itibaren kazanılacak tutumlardı. Çocuklarla igilenmek, eğitmek yerine onların eline telefon, tablet, bilgisayar vererek başlarından savdılar. Çocuklar, kendi aileleriyle bile doğru dürüst iletişim kuramayan, aileye uyumda zorlanan, kendi başına ayakları üzerinde duramayan, anne babasını anlamayan, empati kuramayan kişiliklere sahip oldular.
 
Bakanlığın kusuru da vardı elbette olup bitende. En başta öğretmen eğitimleri yetersiz yapıldı. Öğrencilere bu becerilerin kazandırılması konusunda öğretmenler ikna edilmedi. Alanda olup biten izlenip tedbir alınmadı.  Liselere geçişte sınav sistemi defalarca değiştirildi ama hepsinde de öğrencilerin becerileri değil bilgilerine değer verildi. Eğitim, bilgi-beceri-değer dengesini bir türlü yakalayamadı. Tüm bunlara rağmen az da olsa denetimin zoruyla bir şeyler oluyordu ki o da beş yıl önce kaldırılarak bozulmanın önü iyice açıldı.
 
Çocuklara 21. Yüzyıl    becerilerini kazandırmak yeniden gündemde. Daha önce başaramadığımızı bu sefer başarabilmek için hatalarımızdan ders almalıyız. Yoksa tarih tekerrür etmeye devam edecektir.
 
Neler yapılmalı?
 
1. Öğretmenler beceri kazandırmanın önemine inandırılmalı. 
 
2. Bilgi kadar beceri kazandırmaya da önem verilecek şekilde programlar, ders kitapları, eğitim materyalleri yeniden düzenlenmeli.
 
3. Beceri kazanım ölçekleriyle süreç takip edilmeli.
 
4. Beceri kazandırma konusunda ailelere eğitim verilmeli, böylece okul desteklenmeli.
 
5. Rehberlik ve denetim en kısa sürede yeniden getirilmeli.                                                                               
Doğan CEYLAN


83 kez okundu. Yazarlar

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın

Yazarın diğer yazıları

Okullar çatışma ortamından kurtarılmalı - 15/01/2020
Okullar çatışma ortamından kurtarılmalı
Görünmez Çocuk - 16/12/2019
Görünmez Çocuk
EBA Mezbeleye Dönmesin! - 08/12/2019
EBA Mezbeleye Dönmesin! (EBA’nın Kontrolü Talim ve Terbiye Kurulunda Olmalı)
Milli Eğitime Milli Takım Ruhu - 27/11/2019
Milli Eğitime Milli Takım Ruhu
Neye Karşıyım - 15/11/2019
Birileri “Doğan, karşıdır’ demişler. Doğrudur karşıyım.
Çocukları Yarıştırmayın - 02/10/2019
Çocukları Yarıştırmayın
Bir simit neler öğretir? - 09/09/2019
Bir simit neler öğretir?
Ortaokullarda Blok Ders Uygulaması Kaldırıldı - 05/09/2019
Ortaokullarda Blok Ders Uygulaması Kaldırıldı
Çocukları Tehditle Eğitmek - 06/08/2019
Çocukları Tehditle Eğitmek
 Devamı