Matematik Kafe Eğitim İmecesi

  • Anasayfa
  • Site Haritası
  • https://www.facebook.com/groups/annebabaokulu
  • https://api.whatsapp.com/send?phone=+905327001004
  • https://www.instagram.com/matematikkafe
TRANSLATE
TAKİP ET
ÜYELİK GİRİŞİ
MATEMATİK DÜNYASI
EĞLENCELİ MATEMATİK
SİTE HARİTASI
ZİYARET BİLGİLERİ
Aktif Ziyaretçi7
Bugün Toplam883
Toplam Ziyaret1183928

İki “Mustafa” Aşkına

matematikkafe.com

iki “MUSTAFA” AŞKINA matematikkafe.com

İKİ “MUSTAFA” AŞKINA

Psk.Dr. Yaşar Kuru

* Sevgili öğretmenim:
* Bir gün de okula:
- Öğretmen olarak değil de,
- ÖĞRENCİ olarak girmeyi hiç denediniz mi...
* Bakın, yakında okullar açılacak...
• Öğretmenlik mesleğini gereği gibi öven kelime ve kavramları,
sözlüklerde bulamadım… bağışlayın.

• Bu nedenle;
- Makyajsız ve sade kelime ile size seslenmeyi uygun gördüm:

• Çok “değerli” öğretmenim;
• İman, amel,ibadet…gibi temel bildiğimiz konular durup dururken, ilk emri:
- “Oku” olan Allah (c.c.) aşkına… okuyun hocam,
- Hem de çok kitap okuyun…

• Herkese:
- " Bana bilgi öğretenin uşağı olurum",
- “İlim bir nokta idi; onu cahiller çoğalttı,” diye
Hz. Ali Pir hatırına…

• Hepimize:
- “ Beşikten mezara kadar “kitap okuyun”,
şeklinde öğüt veren Muhammed Mustafa (a.s.) aşkına,

• Size;
- “Öğretmenler ! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.”
diye seslenen Mustafa Kemal’in hatırına,

• Çok kitap okumalısınız, değerli öğretmenim.
• Ama;
- Öğrettiğiniz derslerde derinleşmenizi sağlayacak
kitaplar değil, okumanızı önerdiğim kitaplar.
- Çocuk ruhunu nasıl anlarım,
- Çocuğun dünyasına nasıl girerim,
- Çocuğa kendimi nasıl sevdiririm,
- Kim bu çocuk,
- Çocuklar hangi sözden anlar…
türünden pedagojik kitaplar okuyun.

• Çünkü, sizin mesleki bilgi konularının derinliğine zaten ihtiyacınız yok
• Her ne kadar dile getirilse dahi,
- Öğretmenlerimizin “kitap okumayı” sevmediklerine beni kimse inandıramaz.
- Çünkü; hem mesleği gereği hem de varlık sebebi “kitap” olan öğretmenlerimizin,
kitapsız bir hayatı tercih edebilecekleri mümkün değildir.

- Bazıları açısından bu doğru olsa bile, ben bunu “kıst” tabaka için kabul ederim.

• Kitap okumayı sevmeyen öğretmenin,
ders çalışmak istemeyen öğrencisi olur.
- Kitap okuyamıyor olmasının nedeni olarak bahaneler ileri süren öğretmenin,
- ödevlerini yapmamış olmasına, mazeretler uyduran öğrencisi olur.
- Dahası; kitapla arası açık olan öğretmenin,
kendisiyle araları açık olan öğrencileri olur.
- Onlara nüfus edemez, sözünü dinletemez ve dolayısıyla mesleğinde başarılı olamaz.

• Bir öğretmenin mesleki başarısı;
- Ait olduğu branşına ait çok yoğun bilgi sahibi olmasına ve
mesleki bilgilerinde sürekli derinleşmesine asla bağlı değildir.
- Nedeni ise;
- Hem elinde zaten müfredat programınız var olması,
hem de öğrencilerin, derinlemesine bilgi gereksinmelerine henüz ihtiyaçlarının olmamasıdır.

• İster kolej, ister metropol, ister köy, isterse taşra öğretmeni olun;
mesleki açıdan kalbinize ok gibi saplanan sıkıntılarınızın olduğunu biliyorum.
- Merkezi müfredat yüzünden hızlanmak zorunda olduğunuzu ve bu nedenle,
- Hayalinizdeki eğitim şeklini bir türlü uygulayamadığınızı…Öğrencilerinizin de onların velilerinin de düşündüğünüz gibi olmadıklarını…
- Hem öğrencilerle, hem de velileriyle çok fazla sorunlar yaşadığınızı…
- Hatta bu mesleği seçtiğinize bazen bin pişman olduğunuzu…da biliyorum.
• Maaşınızın yetmediğinden de haberim var.

• Değerli hocam;
- Bütün bunlar, kitap okumamanız için mazeret teşkil etmemelidir…
- Hem bu müfredat, bu eğitim yötemi, bu uygulama,
Bu çocuklar, bu veliler, bu ortam…
oduktan sonra,
- Maaşınız 10.000 lira olsa, bu çocuklara ne verebileceğinizi düşündünüz mü…
• Yani o zaman size pedagojik bilgiler kendiliğinden gelir mi…

• Değerli hocam:
• “İlkokulda oku, lisede oku, üniversitede oku…
yetti gari, hep okuyacak mıyım”, dediğinizi duyar gibiyim,
• Baba parasına güvenen, şımarık yetiştirilen…
zengin çocuklarının bulunduğu bir bölgede öğretmenlik yaptığınızı duydum…

- “Allame-i cihan olsam, bu çocukları adam edemem…
Kitapla neden gözlerimi yorayım ki”…demeniz beni çok üzdü,
• “Masa başında oturup, elinde kalem, ahkam kesmeniz,
kitap yazmak suretiyle akıl vermesi kolay…
Sen hiç öğretmenlik yaptın mı”…demeniz beni kırdı hocam…
- En azından, öğrencilik yaptığımı hatırlıyorum…

• “Sen gel de, yetmiş-seksen kişilik “birleştirilmiş” sınıfların olduğu köy okullarında, her türlü “yok”luklar içinde öğretmenlik yap da göreyim…
- Bakalım, öyle ruhsal - muhsal öğretmenlik hayalleri kurabilecek misin”…
şeklindeki seslenişiniz hala kulaklarımda…

• Ama hocam; ben hayallerle meşgul değilim ki…
- Sizi,klasik eğitimin “cenderesinden” kurtarmaya çalışıyorum…
- Her şeyi ile yokuşa sürülmüş bir eğitim sisteminde, işinizi kolaylaştırmaktır benim amacım…

Yorumlar - Yorum Yaz