İstanbul Matematik Kafe

Dünyada pek çok kişi matematiği başaramayacağını düşünerek kaygılanmakta ve matematiğe karşı olumsuz tutum geliştirmektedir. Daha da kötüsü; kendilerinin matematiği öğrenecek kadar zeki olmadıkları kanaatine varmaktadırlar. Bazen de bu korkuyu sadece kendilerinin yaşadıklarını düşünürler. Gerçekte, matematikçiler bile bu korkuyu yaşayabilmektedir.
Matematik bir amaç olmayıp araçtır, yani matematik insan için vardır. İnsan matematik için değil. Matematik öğrencileri mutlu etmek yerine mutsuz ediyorsa, düşünmeden kaçışı körüklüyorsa, matematik korkusu toplumlarda bir hastalık konumuna gelmişse, bir yerlerde yanlış yapıldığı anlaşılmaktadır.
> Zeka düzeyinin matematik dersine odaklanması;
> Matematik dersine ilgi duymayan bir öğrencinin sayısalcı olmaya zorlanması
> Temel konulardaki eksiklikler
> Öğrencilerin seviyesini dikkate almadan, öğretmemiz gerekenleri sürekli zorlaştırarak öğretmeye çalışmak. Özellikle oyun çağı olan ilkokul öğrencilerine yapılan zorlaştırmayı ve bu duruma çoğu eğitimcinin karşı çıkmamasını anlamak mümkün değil. Öğrencilere çözemeyecekleri kadar güç problemlerin verilmesi, onların bilişsel yeterliliklerine uymayacağından başarısız olacakları ortadadır. Bunun sonucu olarak da matematiğe karşı olumsuz tutum geliştireceklerdir.
> Ailelerin ve öğretmenlerin “matematik çok önemli” gibi söylemleri
> Zaman baskısı altında öğrencilerin problem çözmeye zorlanması
> Öğrenciler arasında işbirliği yerine rekabet yapılması
> Felsefenin matematikten koparılması (Prof. Dr. Beno Kuryel)
Öğrencinin matematik korkusu yenmeye yönelik uygulamalardan bazıları şu şekilde özetlenebilir:
Her öğrenciden matematikte aynı gelişim beklenmemeli; beklenen başarıyı gösteremeyen öğrenciler hakkında matematiği yapamayacakları kanısına varılmamalıdır. Adım adım gidildiğinde bu öğrencilerin bir süre sonra beklenen gelişmeyi sağlayabilecekleri hatırda tutulmalıdır.
Önceki konularda eksikler varsa öncelikle bu eksiklikler üzerinde durulmalıdır.
Öğrenciden kısa zamanda çok soru çözmesi istenmemeli, öğrencinin aktif katılımıyla gerçekleşen, nasıl ve ne sürede öğreneceğine kendisi karar veren öğrenmeyi öğrenme yöntemlerine önem verilmelidir.

Öğrencilerin hata yapmalarına izin verilmelidir. “Bir öğrenci matematikte her hata yaptığında yeni bir sinaps (beyindeki sinir bağlantısı) geliştirir.” Yani doğru cevap değil, hata sonrası yapılan düzeltme zihni geliştirir.
Öğretmen, öğrenciler arasındaki rekabete mani olmalı ve işbirliği yapmaya teşvik etmelidir.
Öğretmen iyi bir model olmalı ve sınıfta olumsuz tutumlar sergilemekten kaçınmalıdır.
Artık okullarda matematik diye okutulan, hayattan kopuk konuların yerine gerçek matematiğe geçilmelidir.
etiketler: matematik kaygısı, matematik fobisi, matematik korkusunu yenmek için, aritmofobi, Matematik korkusu nasıl yenilir, Matematik korkusu makale, Matematiği sevdirmenin yolları nelerdir, Matematik korkusunu yenmek için neler yapılabilir